1 Kasım 2017 Çarşamba

Fransa Dış İşleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın CFR Konuşması



17 Mayıs 2017 tarihinden beri Fransa Dış İşleri ve Avrupa Bakanı olarak görev yapan 1947 doğumlu deneyimli Fransız siyasetçi Jean-Yves Le Drian[1], geçtiğimiz gün ABD’de Council on Foreign Relations (CFR) tarafından düzenlenen bir etkinlikte “The Importance of Multilateralism” (-Diplomaside- Çok Yanlılığın Önemi) konulu önemli bir konuşma yapmıştır.[2] Bu yazıda, bu konuşma özetlenecektir.

Konuşma kaydı

Konuşmasına, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri’nin -ABD ile Birleşik Krallık arasındaki gibi özel ilişkiler (special relationship) düzeyinde olmasa bile- derin bağlarının olduğunu belirterek başlayan Le Drian, bu bağların tarihten kaynaklandığını ve iki ülkenin iki yüzyılı aşkın bir süredir birlikte özgürlük mücadelesi verdiklerini hatırlatmaktadır. Günümüzde de ABD ile Fransa’nın benzer ilişkilerinin olduğunu söyleyen Le Drian, ABD’nin Fransa gibi hem kendisiyle benzer değerlere, hem de bunları gerçekleştirebilecek yüksek kapasiteye sahip çok az müttefikinin olduğuna dikkat çekmektedir.

Daha sonra dünya siyasetindeki güncel gelişmelere ışık tutan konuşmasına geçen Fransa Dış İşleri Bakanı, öncelikle dış politikada gerçekçi (realist) bir kimse olduğunu itiraf etmektedir. Bunun gerçekleri olduğu gibi görmek anlamına geldiğinin altını çizen Le Drian, dünyada Soğuk Savaş’tan bu yana en gergin dönemin yaşandığını iddia etmekte ve bölgesel nitelikte olmalarına karşın küresel etkileri olabilen nükleer çoğalma ve terörizm gibi krizlerin küresel istikrarı bozduğunu söylemektedir. Küreselleşmenin hızla yayılması ve çok yaygınlaşması ve dünyanın birçok bölgesinde çok hızlı gelişim süreçleri yaşanmasına karşın, uluslararası siyasette işbirliğinin son dönemde giderek daha zor hale geldiğine işaret eden Le Drian, bu durumun ticari ilişkilerde de sorunlar yarattığına dikkat çekmektedir. Zira Le Drian’a göre, kendi mal ve hizmetlerinin yurtdışında serbestçe satılmasını savunan bazı ülkeler, iç piyasalarında diğer ülkelerin firmalarına aynı hakları sağlamamakta ve fikri mülkiyet hakları konusunda da çeşitli sorunlar çıkarmaktadırlar. Dünyada giderek artan rekabetin uluslararası düzenleyici kurumların meşruiyet ve yetkinliğini de azaltmaya başladığını kaydeden Fransız Bakan, bunun için “multilateralism” olarak adlandırılan diplomaside çok yanlı ve çok taraflı olmanın gerekli olduğunu söylemekte ve hegemon gücün ancak kendi koyduğu yasalara uyması halinde istikrar sağlayabileceğine dikkat çekmektedir.

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde dünyadaki cari uluslararası sistemi açıklamaya başlayan Le Drian, geçiş dönemlerinin karakteristik özelliği olan istikrarsızlık ve belirsizliğin son dönemde arttığını belirterek söze başlamaktadır. Otoriter rejimlerin yayılma ve istikrar bozma tehlikesine karşı demokrasilerin birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyleyen Fransa Dış İşleri ve Avrupa Bakanı, ABD’nin “multilateralism” konusunda çelişkili bir geçmişi olduğunu bildiğini söylemektedir. Günümüzün küresel sorunları karşısında “multilateralism”in artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldiğini belirten Le Drian, ABD’nin uluslararası siyasette çok yanlılığa ve şeffaflığa sahip çıkmasının çok gerekli olduğunu da belirtmektedir. Fransa’nın da bu konuda aktif bir rol oynamak istediğini söyleyen Bakan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu konudaki duruşunun net olduğunu ve bunu daha önce New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada açıkça belirttiğini hatırlatmaktadır. Güvenliğin ortak bir kazanç olması sebebiyle güvenlik politikalarının doğal olarak çok yanlı bir olgu olduğunu belirten Le Drian, IŞİD ve El Kaide’nin şu an için dünyadaki en önemli terörist tehditler olduğunu vurgulamaktadır. Fransa ile ABD’nin uluslararası koalisyon kapsamında ve yerel Kürt ve Arap güçleriyle birlikte IŞİD’i yok etme noktasına geldiklerini belirten Le Drian, Irak ve Suriye’de bundan sonra siyaseten istikrar sağlayıcı politikalar üretmek gerektiğine dikkat çekmektedir. Fransa’nın Kuzey Kore nükleer programı konusunda ABD Başkanı Donald Trump’a ve Birleşmiş Milletler’in devreye soktuğu yaptırım kararlarına destek verdiğini hatırlatan Fransız Bakan, Pyongyang rejiminin nükleer çoğalma riski karşısında sorumlu davranmaları gerektiğini belirtmektedir.

Konuşmasının sonraki bölümünde uluslararası siyasette istikrar için kritik konunun “güven” olduğunu belirten Le Drian, güven olmadan diyaloğun işe yaramayacağını ve sorunları çözemeyeceğini belirtmektedir. Uluslararası siyasette istikrar için ikinci önemli ön şartın sözünü tutmak olduğunu belirten Le Drian, İran’ın son dönemde Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi bölge ülkelerinde izlediği dış siyasetin ve bazı balistik aktivitelerinin BM kararlarıyla uyuşmadığını iddia etmektedir. İran’ın ne şimdi, ne de gelecekte nükleer silahlara ulaşmasını istemediklerini söyleyen Jean-Yves Le Drian, 2015 yılında bu ülkeyle nükleer programı konusunda yapılan anlaşmanın çok sıkı bir şekilde uygulanmasından yana olduklarını açıklamaktadır. Bu anlaşmayı iptal etmenin İran nükleer programı üzerindeki kontrollerini tamamen kaybetmeleri anlamına geleceğini belirten Le Drian, bu nedenle Amerikalı müttefiklerinin bu konuda makul hareket etmeleri gerektiğini ima etmektedir. Çok yanlı uluslararası sistemi ayakta tutmak için Birleşmiş Milletler’i güvenilir kılmak gerektiğini de belirten deneyimli siyasetçi, bu doğrultuda Fransa’nın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in reform çabalarına tam destek verdiğini açıklamaktadır.

Konuşmasının sonuç bölümünde, uluslararası siyasette çok yanlılığın devam etmesi adına yaratıcı olmaları gerektiğini söyleyen Le Drian, tüm alanlarda çok yanlı ve yaratıcı davranmaları gerektiğini ve ancak bu şekilde küresel sorunları çözebileceklerini belirtmektedir. Konuşmanın genel bir değerlendirmesini yapmak gerekirse; Fransa’nın son dönemde ABD’ye ısrarla “multilateralism” çağrısı yapmasının[3], BM Güvenlik Konseyi’nde ABD-İngiltere ve Rusya-Çin blokları arasında yeni bir güç dengesi sistemi yaratmaktan ziyade, Paris İklim Anlaşması’nı imzalamayan ABD’deki Donald Trump yönetimine yönelik eleştirel bir tavır olarak değerlendirilebilir. Ancak İran konusunda Le Drian’ın mesajları, son dönemdeki resmi Fransa dış politikası çizgisinden biraz daha sert ve eleştirel bir çizgiye kaymaya başlamıştır ki, bu da hem Trump’ın çizgisiyle bir yakınlaşma gayreti, hem de İran konusundaki devam eden endişeleri göstermektedir.


Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMECİ


[3] Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da daha önce BM Genel Kurulu konuşmasında ve CNN’den Christiane Amanpour’a verdiği röportajda benzer vurgular yapmıştır. Bakınız; http://politikaakademisi.org/2017/09/20/fransa-cumhurbaskani-emmanuel-macronun-christiane-amanpoura-verdigi-mulakat/

Hiç yorum yok: