9 Aralık 2024 Pazartesi

Nouveau livre édité : Les relations turco-américaines au 21e siècle


Le professeur Ozan Örmeci, président du département de sciences politiques et d'administration publique (anglais) de l'université Kent d'Istanbul et fondateur de l'Académie politique internationale (UPA), et le professeur Herbert Reginbogin, de l'université catholique d'Amérique, ont édité un nouveau volume sur les relations turco-américaines. Publié par le célèbre éditeur international Lexington Books, le livre s'intitule Turkish-American Relations in the 21st Century (Les relations turco-américaines au 21e siècle). Alors que l'avant-propos du livre est rédigé par l'ancien diplomate américain Matt Bryza, les professeurs Hasret Çomak, Mustafa Aydın et Soner Cagaptay ont rédigé des commentaires pour la couverture du livre. En outre, les éditeurs du livre ont rédigé les parties Introduction et Conclusion.

Herbert Reginbogin

Composé de 360 pages, le livre analyse tous les aspects des relations turco-américaines. Le livre est divisé en 4 parties et comprend 17 chapitres. Dans la première partie, le contexte historique des relations turco-américaines est analysé dans 4 chapitres distincts écrits par Füsun Türkmen, Murat Kasapsaraçoğlu, Ozan Örmeci et Helin Sarı Ertem. Dans la deuxième partie du livre, les problèmes actuels sont étudiés dans 4 chapitres originaux rédigés par d'importants experts, dont Herbert Reginbogin, Cansu Arısoy Gedik, Yavuz Türkgenci et Gürol Baba. Dans la troisième partie du livre, en 4 chapitres distincts, les experts ont analysé les domaines et les questions clés des relations bilatérales. Les auteurs de cette partie sont Matus Jevcak, Elnur Ismayil, Özker Kocadal et Oğuzhan Göksel. La dernière partie du livre se concentre sur la préparation d'une feuille de route pour l'avenir des relations turco-américaines et se compose de 5 chapitres originaux. Les auteurs qui ont contribué à cette partie sont Mark Meirowitz, Şebnem Udum, Güven Sak et Feride İnan, Alan Makovsky et Richard Outzen. Le livre contient un index ainsi que des informations détaillées sur les éditeurs et les contributeurs dans les dernières pages.

Ozan Örmeci

Vous trouverez ci-dessous plus de détails sur le livre ainsi que des liens pour l'acheter.

Flyer

Table des matières

Avant-propos (Matt Bryza)

Introduction (Ozan Örmeci)

Conclusion (Herbert Reginbogin)

Index

A propos des éditeurs et des contributeurs

 

Liens pour acheter le livre:

New Edited Book: Turkish-American Relations in the 21st Century


Istanbul Kent University’s Political Science and Public Administration (English) department chair and International Political Academy (UPA) founder Prof. Ozan Örmeci and Prof. Herbert Reginbogin from the Catholic University of America edited a new volume on Turkish-American relations. The book is published by famous international publisher Lexington Books and is entitled Turkish-American Relations in the 21st Century. While the book’s Foreword section is written by former American diplomat Matt Bryza, Professor Hasret Çomak, Professor Mustafa Aydın, and Soner Cagaptay wrote comments for the back cover of the book. In addition, the book's editors wrote the Introduction and Conclusion parts.

The book's cover

The book, which consists of 360 pages, analyzes all aspects of Turkish-American relations. The book is divided into 4 parts and comprises 17 chapters. In the first part, the historical background of Turkish-American relations is analyzed in 4 separate chapters written by Füsun Türkmen, Murat Kasapsaraçoğlu, Ozan Örmeci, and Helin Sarı Ertem. In the second part of the book, current problems are studied with 4 original chapters written by important experts including Herbert Reginbogin, Cansu Arısoy Gedik, Yavuz Türkgenci, and Gürol Baba. In the third part of the book, in 4 separate chapters, experts analyzed key areas and issues in bilateral relations. The authors of the part are Matus Jevcak, Elnur Ismayil, Özker Kocadal, and Oğuzhan Göksel. The last part of the book focuses on preparing a road map for the future of Turkish-American relations and consists of 5 original chapters. The authors who contributed to this part are Mark Meirowitz, Şebnem Udum, Güven Sak and Feride İnan, Alan Makovsky, and Richard Outzen. The book contains an index section and a section that provides detailed information about the editors and contributors in the last pages.

The book's back cover

Yeni Kitap: 21. Yüzyılda Türk-Amerikan İlişkileri

İstanbul Kent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (İngilizce) Bölümü Başkanı ve Uluslararası Politika Akademisi (UPA) Kurucu Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ozan Örmeci ile Amerika Katolik Üniversitesi'nden Prof. Herbert Reginbogin'in editörlüğünü yaptıkları ve ünlü uluslararası yayınevi Lexington Books tarafından basılan 21. Yüzyılda Türk-Amerikan İlişkileri (Turkish-American Relations in the 21st Century) başlıklı kitap yayımlandı. Kitabın "Önsöz" bölümü Amerikalı eski diplomat Matt Bryza tarafından kaleme alınırken, Prof. Dr. Hasret Çomak (İstanbul Kent Üniversitesi), Prof. Dr. Mustafa Aydın (Kadir Has Üniversitesi) ve Soner Çağaptay (Washington Enstitüsü) gibi önemli otoriteler kitabın arka kapağı için yorum yazdılar. Ayrıca kitabın editörleri de "Giriş" ve "Sonuç" bölümlerini kaleme aldılar.

Arka kapak

360 sayfadan oluşan kitap, Türk-Amerikan ilişkilerini tüm yönleriyle analiz ediyor. Kitap, 4 bölüme ayrılmış ve 17 özgün makaleden oluşmaktadır. İlk bölümde Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel arka planı Füsun Türkmen, Murat Kasapsaraçoğlu, Ozan Örmeci ve Helin Sarı Ertem tarafından kaleme alınan 4 ayrı çalışmada incelenmektedir. Kitabın ikinci bölümünde ise Herbert Reginbogin, Cansu Arısoy Gedik, Yavuz Türkgenci ve Gürol Baba gibi önemli uzmanlar tarafından kaleme alınan 4 özgün makale ile güncel sorunlar ele alınmaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde yine 4 ayrı bölümde, uzmanlar, ikili ilişkilerdeki kilit alanları ve konuları analiz etmişlerdir. Bu bölümün yazarları Matus Jevcak, Elnur İsmayil, Özker Kocadal ve Oğuzhan Göksel'dir. Kitabın son bölümü Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği için bir yol haritası hazırlamaya odaklanmakta ve 5 özgün çalışmadan oluşmaktadır. Bu bölüme katkıda bulunan yazarlar ise Mark Meirowitz, Şebnem Udum, Güven Sak ile Feride İnan, Alan Makovsky ve Richard Outzen'dir. Kitapta bir Dizin bölümünün yanı sıra son sayfalarda editörler ve kitaba katkıda bulunan yazarlar hakkında ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. 

Prof. Dr. Herbert Reginbogin (Amerikan Katolik Üniversitesi/İstanbul Kent Üniversitesi)

Prof. Dr. Ozan Örmeci (İstanbul Kent Üniversitesi) 

 

Kitap hakkında daha fazla ayrıntı ve kitabı satın almak için bağlantıları aşağıda bulabilirsiniz.

Flyer

İçindekiler

Önsöz (Matt Bryza)

Giriş (Ozan Örmeci)

Sonuç (Herbert Reginbogin)

Dizin

Editörler ve Katkıda Bulunanlar

 

Kitabı satın almak için bağlantılar:

5 Aralık 2024 Perşembe

Interview with Professor Mark Meirowitz: Turkish-American Relations in the Second Trump Era

 

Mark Meirowitz is a Full Professor at the State University of New York (SUNY) Maritime College in New York. He is also a lawyer. He received his PhD in Political Science from Fordham University in New York and his law degree, J.D., Summa Cum Laude, from Brooklyn Law School. He has taught courses in American Foreign Policy, Turkish Foreign Policy, International Relations, and International Law, among other related courses. He has published and lectured on Turkish Foreign Policy and Turkish-U.S. Relations.

International Political Academy (UPA) coordinator and Istanbul Kent University staff Prof. Ozan Örmeci conducted a Zoom talk with Professor Mark Meirowitz on December 5, 2024. You can watch this interview from the link below.

4 Aralık 2024 Çarşamba

Fransa'da Hükümet Güvenoyu Alamadı

 

2022 yılında ikinci defa Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron'un 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde partisinin aldığı yenilgi üzerine erken seçim kararı aldığı ve bu seçimlerde partisinin beklenen performansı gösterememesi neticesinde aşırı sol blokun parlamento içerisindeki en büyük siyasi grup haline geldiği ve aşırı sağ Ulusal Birlik (RN) partisinin de ciddi bir çıkış gerçekleştirdiği Fransa'da, Cumhurbaşkanı Macron'un sağ-sol dengesini kurması için Başbakan olarak görevlendirdiği deneyimli siyasetçi Michel Barnier'nin görev süresi yalnızca birkaç ayla sınırlı kalacak. 

Michel Barnier

4 Aralık 2024 tarihinde Fransız Ulusal Meclis'inde yapılan oylamada, aşırı sol NFP (Yeni Halkçı Cephe) koalisyonu bileşenleri ile birlikte aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) grubu da toplu olarak Barnier aleyhine oy verince, 331 karşı oyla yüzleşen Barnier, 1962'de güvensizlik oyu ile düşürülen Georges Pompidou hükümetinden bu yana ilk kez Beşinci Cumhuriyet döneminde bu şekilde düşürülen bir Fransız hükümetinin başı durumuna düşmek zorunda kaldı. Sosyal güvenlik bütçesi konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle güvensizlik oyu verilen Barnier, bu şekilde yıllarca Fransız siyasetine hizmet etmesine karşın, siyasi kutuplaşma ortamında onur kırıcı bir şekilde Başbakanlığa veda etmek durumunda kalacak. Oylama öncesinde mecliste bir konuşma yapan Barnier, zor bir dönemde sorumlu davranmak zorunda olduklarını belirterek, hükümeti düşürülse bile Fransa'nın borçlarının ortadan kalkmayacağını belirterek, aşırı sağ ve aşırı sol unsurları sorumsuz davranmakla eleştirmişti. Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen ise, parlamentoda yaptığı konuşmada, Barnier hükümetinin bütçe konusunda şeffaf ve güvenilir davranmadığını belirterek, kendilerine oy veren 11 milyon Fransız vatandaşının haklarını savunmak için hükümete güvensizlik oyu verdiklerini ve hükümetin demokratik meşruiyetinin olmadığını savundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman

Fransa iç siyasetinde yaşanılan zorluk dönemlerinde genelde diplomatik başarılarıyla gündeme gelmeye çalışan ve 2-4 Aralık 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan'a üç günlük resmi bir ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Macron ise, yıllar sonra Paris'ten Riyad'a yapılan bu devlet ziyaretinde bir stratejik ortaklık anlaşması ve çeşitli ekonomik projelere imza atarak moral toplarken, Macron'un kısa süre içerisinde yeni bir Başbakan atayacağı iddia ediliyor. Ancak 577 sandalyeli Ulusal Meclis'teki dağınıklık nedeniyle, Macron'un atayacağı yeni Başbakan'ın işi hiç de kolay olmayacak. Yeni hükümetin güvenle görev yapabilmesi için en az 289 milletvekilinin desteğinin gerekeceği Fransız Ulusal Meclis'inde büyük partilerin güncel sandalye dağılımları şu şekilde: Ulusal Birlik (RN) 124, Cumhuriyet için Birlikte (Ensemble pour la République) 93, Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) 71, Fransız Sosyalist Partisi (PS) ve diğer merkez sol unsurlar 66, Cumhuriyetçiler (LR) ve diğer merkez sağ unsurlar 47, Ekolojistler (LE) 38, Demokratlar 36 ve Ufuklar (Horizons) 34.

Fransız siyasetinin bu çok parçalı yapısı içerisinde hiçbir blokun ülkeyi rahat yönetmesi beklenemezken, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağ ve aşırı solun iktidar olmasının yaratacağı risklere karşı Fransa'da toplumsal olarak kendiliğinden oluşan "Cumhuriyet değerleri" anlayışının da en azından parlamento seçimlerinde artık pek de geçerli olmadığı ve merkez güçlerinin yeterli desteğe sahip olmadıkları anlaşılıyor. Bu bağlamda, şimdilerde kulislerde mevcut Silahlı Kuvvetler Bakanı Sebastien Lecornu ve Macron müttefiki merkezci/liberal MoDem partisinin lideri François Bayrou'nun da aralarında bulunduğu birkaç ismin Başbakan olarak atanabileceği yazılırken, 2025 yılı Temmuz ayına kadar genel seçimlerin yapılamayacak olmasını da belirtmekte fayda var.

Sonuç olarak, Fransa, merkez güçlerin giderek güç kaybettiği, geleneksel merkez sol ve merkez sağ hareketlerin/partilerin (PS ve LR) iyice küçüldüğü, Cumhurbaşkanı Macron ve liberal çizgisinin yeterli toplumsal desteğe ulaşamadığı ve halkın tepkisel bir psikolojiye büründüğü bir siyasal konjonktürde, 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Beşinci Cumhuriyet tarihinde ilk kez aşırı sağ veya aşırı sol bir Cumhurbaşkanı'na hazırlanıyor olabilir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı Macron'un atayacağı Başbakan'ın göstereceği performans ve önümüzdeki iki 2,5 yıllık süreç son derece kritik önemde olacaktır. Son olarak, 2017 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Macron'un yaptığına benzer şekilde merkez bir figürün seçimler öncesinde yükselişe geçmesi halinde, böyle bir ihtimalin de ortaya çıkabileceğini sözlerimize eklemek gerekir. 

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ