Giriş
Dünyanın en güçlü birkaç kişisinden biri kabul edilen Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping (2013-), Çin Komünist Partisi'nin akademik ve teorik makalelere de yer veren dergisi Qiushi için kaleme aldığı 31 Ocak 2026 tarihli bir makalede, daha çok yuan olarak bilinen Çin para birimi renminbinin güçlendirilmesi ve Çin'in bir finansal süper güç haline gelmesi konusunda ilginç fikirler ortaya atarak tarihi bir açılım gerçekleştirdi. Çin'in artan gücü nedeniyle çok kutupluluğun konuşulduğu bir dönemde bu makalenin özetlenmesi ve incelenmesi bizce faydalı olacaktır.
Şi Cinping'in Makalesi: Çin Merkezli Finansal Kalkınma Yolunda Yürümek ve Finansal Güç Merkezi Oluşturmak
Şi Cinping'e göre, Pekin yönetimi, Çin Komünist Partisi (ÇKP) 18. Ulusal Kongresi'nden bu yana, yeni dönemde finansal kalkınmayı yöneten yasaları aktif olarak araştırmış, finans alanında Çin tipi sosyalizmin özünü daha iyi anlamış ve finansal uygulamalar, teoriler ve sistemlerdeki yenilikleri sürekli olarak ilerletmiştir. Nitekim bu çabalar sayesinde değerli deneyimler birikmiş ve Çin özellikli finansal kalkınma yolu yavaş yavaş oluşturulmuştur.
Çin yönetimi, ilk olarak, ÇKP Merkez Komitesi'nin finansal çalışmalar üzerindeki merkezi ve birleşik liderliğini sürdürme amacında olup, parti liderliği de Çin'in finansal kalkınmadaki kendine özgü yolunu oluşturmak yolunda Çin'in en büyük siyasi ve kurumsal avantajını temsil etmektedir. Çin'in finansal gelişimindeki başarılar, her zaman ÇKP'nin liderliği altında elde edilmiştir. Bunun aksi şekilde, finansal sistemdeki birçok sorun ise; birçok finansal kurumun ÇKP Merkez Komitesi'nin kararlarını yetersiz şekilde uygulaması, parti liderliğinin zayıflaması veya sulandırılması, siyasi gelişimin eksiklikleri ve parti davranışları ve dürüstlüğüne yeterince önem verilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, finansal çalışmalar üzerinde ÇKP Merkez Komitesi'nin merkezi ve birleşik liderliğini sürdürmek, genel durumu denetlemek ve tüm tarafları koordine etmek konusunda partinin temel lider rolünü kullanmak ve finansal çabaların her zaman doğru yönde ilerlemesini sağlamak zorunludur.
İkinci olarak, Şi'ye göre, ÇKP olarak insan odaklı bir değer yönelimini savunmaları gerekmektedir. Partinin öncülüğündeki finansal çabalar, nihai olarak halka hizmet etmeye adanmıştır ve bu, sermayeye ve azınlık bir zengin kesimin çıkarlarına hizmet eden diğer birçok ülkedeki finansın doğasından özü itibariyle farklıdır. Bu yeni dönemde ve yolculukta, finansal çalışmalar halkın yanında sağlam şekilde durmalı, hizmetlerin çeşitliliğini, kapsayıcılığını ve erişilebilirliğini arttırmalı ve finansal tüketicilerin hak ve çıkarlarını daha iyi korumalıdır.
Üçüncüs olarak, Çin Devlet Başkanı'na göre, ÇKP olarak finansal hizmetlerin reel ekonomiye hizmet etmesi gerektiği temel ilkesini kararlılıkla savunmaları gerekmektedir. Zira reel ekonomi finansın temelini oluştururken, finans da reel ekonominin can damarıdır; reel ekonomiye hizmet etmek ise finansın temel görevidir. Finans, kendini sürdüren döngüler ve kendini şişiren enflasyonla meşgul olursa, kaynağı olmayan su veya kökleri olmayan ağaç gibi olur ve kaçınılmaz olarak bir krize yol açar. Çin'in finans sektörü, reel ekonomiye hizmet etmek ve yüksek kaliteli kalkınmayı teşvik etmek gibi temel misyonuna sadık kalmalı ve asla reel ekonomiyi sanal ekonomi için terk etmemelidir.
Dördüncü olarak, Çin liderine göre, ÇKP'nin, finansal çalışmaların kalıcı teması olarak, risk önleme ve kontrolünü olarak kararlılıkla savunması lazımdır. Finans, riski yönetme ve dağıtma işlevlerine sahip olmakla birlikte, doğası gereği risk taşır. Çin'in finansal sisteminin ölçeği ve karmaşıklığı artık eskisinden çok farklıdır ve sistemik ve birbiriyle bağlantılı riskler önemli ölçüde artmıştır. Bu nedenle, ÇKP olarak tetikte olunmalı, risk önleme ve kontrolü güçlendirilmeli ve finansal sistemin dayanıklılığı arttırılmalıdır.
Şi Cinping'e göre, beşinci olarak, piyasa odaklı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde, Çin yönetimi, finansal inovasyon ve gelişmeyi kararlılıkla ilerletmelidir. Finansal güvenlik sağlam sistemlere dayanır, canlılık piyasadan kaynaklanır ve düzen hukukun üstünlüğü ile sağlanır. Finansal işlemler karmaşık ve çeşitli hak ve yükümlülükleri içerir, bilgi asimetrisi ile karakterize edilir ve olağanüstü yüksek kredi itibarı standartları gerektirir. Bu da, sağlam bir düzenleme rejimi gerektirir. Bu nedenle, kapsamlı bir finansal yasa ve piyasa kuralları sistemi kurulnalı, yasaklar sıkı şekilde uygulanmalı ve ihlallerin titizlikle kovuşturulması sağlanarak finansal piyasaların sağlıklı işleyişi korunmalıdır.
Altıncı olarak, Çinli lider, finans sektöründe arz yönlü yapısal reformları derinleştirmeye devam etmeleri gerektiğini yazmaktadır. Çin'in finansal sisteminin belirleyici özelliği ve gücü, devletin sahip olduğu finansal kurumların hâkimiyetidir. Ancak, dolaylı ve borç finansmanına aşırı bağımlılık, yetersiz finansal kapsayıcılık, finansal aşırılık, yetkisiz finansal işlemler ve yaygın yasadışı finansal faaliyetler gibi zorluklar halen Çin sisteminde de devam etmektedir. Bu sorunları çözmek için, finans sektöründe arz yönlü yapısal reformlar derinleştirilmelidir. Bu, dolaylı ve doğrudan finansman ile öz sermaye ve borç finansmanı arasındaki ilişkinin rasyonelleştirilmesini, finansal sistemin yapısının optimize edilmesini, finansal altyapının güçlendirilmesini ve finansal hizmetlerin kalitesinin ve verimliliğinin arttırılmasını gerektirir.
Yedinci olarak, Çin'in kudretli liderine göre, Çin olarak finansal açılım ve güvenlik konusunda dengeli bir yaklaşım sergilemeleri gerekmektedir. Finansal liberalleşme, ulusal finansal ve ekonomik güvenliği korumalı; hem açılımın doğasında var olan risklere, hem de düşmanlar tarafından kasıtlı olarak yaratılan risklere karşı önlem almalıdır. Şi'ye göre, açılımın hızını ve yoğunluğunu dikkatlice ayarlamalı, finansal düzenleme kapasitelerini önemli ölçüde geliştirmeli ve daha yüksek risk önleme standartlarının daha fazla finansal açıklığa temel oluşturmasını sağlamalıdırlar.
Çin Devlet Başkanı'na göre, sekizinci olarak, istikrarı sağlarken ilerlemeyi sürdürme genel ilkesine de bağlı kalmaları doğru olur. Finansal çalışmalar, istikrarı korurken ilerlemeyi sürdürme, ilerlemeyi istikrarı güçlendirmek için kullanma ve eski sistemleri ortadan kaldırmadan önce yeni sistemler kurma yaklaşımını benimsemelidir. İstikrar öncelikli olmalı ve makroekonomik düzenleme, finansal gelişme, finansal reform, finansal denetim ve risk çözümü gibi alanları kapsamalıdır. Finansal politika ayarlamaları ne aşırı ani, ne de aşırı kısıtlayıcı olmalı, böylece keskin dalgalanmalar önlenmelidir. Aynı zamanda, gerekli temelleri hızla oluşturmak için proaktif önlemler de alınmalı, istikrarı koruyarak ve temel koşulları güvence altına alarak sorunlar sürekli olarak çözülmeli ve ilerleme durmadan devam etmelidir. Para politikası ise ihtiyatlı olmaya devam etmeli ve istikrarlı ve sağlıklı makroekonomik gelişmeyi teşvik etmek için esnek bir dizi politika aracı kullanmalıdır.
Çin liderine göre, yukarıda sayılan sekiz husus, yeni dönemde finansal çalışmaların nasıl görülmesi ve yürütülmesi gerektiğini açıklığa kavuşturmaktadır. Bunlar, Çin'in finansal kalkınma yolundaki temel duruşunu, perspektiflerini ve metodolojilerini somutlaştıran organik bir bütün oluşturmaktadır. Bu yol, modern finansal kalkınmanın nesnel yasalarına bağlı kalmakla kalmayıp, Çin'in ulusal koşullarına uygun kendisine özgü bazı özelliklere de sahiptir ve Batı finansal modellerinden önemli ölçüde ayrışmaktadır. Şi Cinping'e göre, Çinliler, kararlı bir şekilde kendilerine güvenmeli, uygulamalarla bu yolu keşfetmeye ve geliştirmeye devam etmeli ve yolun giderek genişlemesini sağlamalıdırlar.
Şi Cinping, makalesinin ikinci bölümünde, Merkezi Finans Çalışma Konferansı'nda finansal güç merkezinin gelişimini hızlandırma hedefini ortaya koyduğunu hatırlatarak, finansal güç merkezi olma konusuna açıklık getirmektedir. Şi'ye göre, bu hedef, güçlü bir ekonomik temele dayanmalı, dünya lideri düzeyindeki gelişmiş ekonomik güce, teknolojik üstünlüğe ve kapsamlı ulusal yeteneklere sahip olmalı ve aynı zamanda bir dizi kritik finansal unsuru da içermelidir. Bu doğrultuda, ilk olarak, uluslararası ticaret, yatırım ve döviz piyasalarında yaygın olarak kullanılan ve küresel rezerv para birimi statüsüne sahip güçlü bir para birimine sahip olunmalıdır. İkinci olarak, para politikası düzenlemeleri ve makro yönetimi etkin şekilde uygulanmalı ve sistemik riskleri hızlı ve verimli şekilde önleyip çözebilen güçlü bir Merkez Bankası'na sahip olunmalıdır. Üçüncüsü, yüksek operasyonel verimlilik, güçlü risk direnci, kapsamlı hizmet sunumu, küresel erişim ve uluslararası rekabet gücü ile karakterize edilen sağlam finansal kurumlara sahip olunmalıdır. Dördüncüsü, küresel yatırımcıları kendisine çekebilen ve uluslararası fiyatlandırma sistemlerini etkileyebilen güçlü uluslararası finans merkezlerine sahip olunmalıdır. Beşinci olarak, sağlam finansal mevzuatla desteklenen sağlam finansal düzenlemeler sürdürülmeli ve uluslararası finansal kuralların şekillendirilmesinde önemli etkiye sahip olunmalıdır. Altıncı ve son olarak ise, güçlü bir finansal yetenek havuzuna sahip olunmalıdır. Çin, bankacılık ölçeği ve döviz rezervleri açısından küresel olarak birinci, tahvil ve hisse senedi piyasası büyüklüğü açısından ikinci ve sigorta ölçeği açısından da en önde gelen ülkeler arasında yer alan önemli bir finansal güç olmasına rağmen, genel olarak büyük ama çok güçlü değildir. Oysa finansal bir güç merkezi oluşturmak, sürdürülebilir, uzun vadeli çaba ve azim gerektirir.
Şi Cinping'e göre, finansal güç merkezi oluşturmak için, Çin özelliklerine sahip modern bir finansal sistemin gelişimini hızlandırmaları elzemdir. Bu bağlamda, ilk olarak, bilimsel ve ihtiyatlı bir finansal düzenleme çerçevesi gereklidir. Modern bir Merkez Bankacılığı sistemi kurulmalı, Çin özelliklerine sahip modern para politikası çerçevesi geliştirilmeli, baz para ihracı ve para arzı düzenleme mekanizmaları iyileştirilmeli ve para ve kredi politikası araçlarının toplam ve yapısal işlevleri etkin şekilde kullanılarak renminbi'nin (yuan) değerini korunmalı ve ekonomik ve finansal istikrar sürdürülmelidir.
İkinci olarak, yapısal olarak sağlam bir finansal piyasa sistemi gerekmektedir. Bu doğrultuda, güvenli, düzenlenmiş, şeffaf, açık, dinamik ve dayanıklı bir sermaye piyasasının gelişimi hızlandırılmalıdır. Bu, çok katmanlı hisse senedi piyasalarının genişletilmesini, halka açık şirketlerin kalitesinin arttırılmasını ve rutin delisting mekanizmasının derinleştirilmesini içerir. Teknolojik inovasyonu desteklemek için risk sermayesi ve özel sermaye yatırımlarından yararlanılmalı, tahvil, para ve döviz piyasalarının işlevleri güçlendirilmelidir.
Üçüncü olarak, iş birliğine dayalı bir finansal kurum sistemi oluşturulmalıdır. Çin, kapsamlı bir finansal kurum yelpazesine sahiptir. Burada anahtar, farklılaşmış gelişme ve birbirini tamamlayan güçlerdir. Her kurum, gerçek ekonomiye hizmet ederken kendi rolünü yerine getirir ve uzmanlığını kullanır. Her tür finansal kurum, kuruluş misyonuna sadık kalmalı ve temel işlevlerine dönmelidir. Böylece, gerçek ekonominin ve halkın çok katmanlı ve çeşitli finansal hizmet ihtiyaçlarını karşılamak için rekabet gücünü ve hizmet kapasitesini etkili bir şekilde arttırabilir.
Dördüncü olarak, kapsamlı ve etkili bir finansal düzenleme çerçevesi şarttır. Bu hususta, tam düzenleme kapsamı sağlamak için kurumsal denetimi, düzenlemeyi, işlevsel denetimi, penetratif denetimi ve sürekli izlemeyi güçlendirerek finansal denetimi genel olarak güçlendirmek lazımdır. Finansal güvenlik ağı oluşturmak için düzenlemenin öngörü, hassasiyet, koordinasyon ve etkinliğini arttırmak gereklidir.
Beşinci olarak, çeşitlendirilmiş ve uzmanlaşmış bir finansal ürün ve hizmet sistemi teşkil edilmelidir. Önemli stratejiler, kilit sektörler ve hassas alanlar için yüksek kaliteli finansal hizmetleri geliştirmek şarttır. Bu noktada Şi'ye göre 5 ana alana odaklanmak gereklidir: (1) teknoloji finansmanı, (2) yeşil finansman, (3) kapsayıcı finansman, (4) emeklilik finansmanı ve (5) dijital finansman. Finansın dijital ve akıllı dönüşümünü hızlandırmak da bu doğrultuda bir diğer ihtiyaçtır.
Altıncı olarak, özerk, kontrol edilebilir, güvenli ve verimli bir finansal altyapı sistemi gereklidir. Entegre planlamayı güçlendirmek, piyasa erişimini, düzenleyici standartları ve operasyonel gereklilikleri iyileştirmek elzemdir. Kritik finansal altyapının özerkliğini arttırmak ve donanım ve yazılımının güvenliğini ve güvenilirliğini geliştirmek Pekin için öncelikler arasındadır.
Makalesinin üçüncü ve son bölümünde, Çin Devlet Başkanı, finans alanında yüksek kaliteli gelişmeyi ilerletmek ve finansal bir güç merkezi oluşturmak için, hukukun üstünlüğünü ahlaki yönetişimle birleştirmek gerektiğinin altını çizerek, Çin kültürünün güzel geleneklerini güçlü bir şekilde teşvik etmeleri ve Çin özelliklerine sahip bir finansal kültürü aktif olarak geliştirmeleri gerektiğini vurgulamaktadır.
Bu amaca ulaşmak için, Cinping'e göre, ilk olarak, dürüstlüğü savunmalı ve etik sınırları asla aşmamalıdırlar. Nitekim Çin'in güzel geleneksel kültürü, taahhütlere sadık kalmaya ve sözleri tutmaya büyük önem vermektedir. Krediye dayalı bir sektör olan finans, sözleşme ruhunu korumalı, piyasa kurallarına uymalı ve mesleki etiği sürdürmelidir. “Demir gibi hesaplar, demir gibi defterler ve demir gibi düzenlemeler” geleneği yeniden canlandırılmalı ve kayıtlar asla tahrif edilmemelidir. Borçlar dürüstçe ödenmeli, güvenilirlik önemsemeli ve temerrüde asla düşülmemelidir. Bunun için, sektörün öz denetimi güçlendirilmeli, ciddi güven ihlali yapanlara ise ömür boyu yasaklama cezası uygulanmalıdır.
İkinci olarak, sadece kazanç için değil, doğruluk yoluyla kâr elde etme anlayışı yerleştirilmelidir. Çin'in güzel geleneksel kültürü, “kâr yerine doğruluğu önceliklendirenler refah içinde yaşarken, doğruluk yerine kârı önceliklendirenler utanç içinde yaşarlar” diye özellikle vurgular. Kâr için doğruluğu unutmak, dürüst insanlar tarafından her zaman horgörülmüştür. Finans, işlevsellik ve kârlılık gibi ikili özelliklere sahiptir ve kâr, işlevinin yerine getirilmesine hizmet eder. Finans sektörü, sosyal sorumluluklarını yerine getirmeli, finans ile ekonomi, toplum ve çevre arasında simbiyotik bir refah sağlamalıdır.
Üçüncü olarak, ihtiyatlı ve istikrarlı olunmalı ve kısa vadeli düşüncelerden kaçınılmalıdır. Çin'in güzel geleneksel kültürü, “acele işe yaramaz, küçük kazançların peşinde koşmak büyük başarıları engeller” diye bilhassa vurgular. Yüzyıllar boyunca zamanın sınavından geçen bazı uluslararası finans kurumlarının kalıcı başarısı, temelde ihtiyat ve tedbirden kaynaklanmaktadır. Finans sektörü, operasyonlar, performans ve risk yönetimi konusunda sağlam bir bakış açısı geliştirmeli ve işlerini kararlı bir ihtiyatla yürütmelidir. Sadece bugüne değil, uzun vadeye de odaklanılmalı, kısa vadeli kazançlardan kaçınılmalı, pervasız aceleci davranışlardan uzak durulmalı ve kapasitesinin ötesinde aşırı risk almaktan kaçınılmalıdır.
Dördüncü olarak, gerçek ekonomiden sanal ekonomiye dönüşmekten kaçınarak, yenilik yaparken dürüstlük korunmalıdır. Bu noktada kritik husus, finansın kime hizmet ettiği ve neden yenilik yapıldığı gibi temel soruları sormaktır. Yenilik, gerçek ekonomiye daha iyi hizmet etmek ve halk için işleri kolaylaştırmak için zorunlu olmalıdır; sahte yenilikler ve pervasız denemeler ise reddedilmelidir.
Beşinci olarak, keyfi davranışlardan kaçınarak, yasalara ve kurallara uygun şekilde çalışılmalıdır. Finansal işlemler, yasal ve düzenleyici çerçevelere özel bir bağlılık gerektirir. Finansal kurumlar ve uygulayıcılar, yasalara ve düzenlemelere sıkı sıkıya uymalı, finansal düzenleme gerekliliklerine uygun hareket edilmeli ve denetimlerin izin verdiği sınırlar içinde bilinçli bir şekilde faaliyet gösterilmelidir. Düzenlemeler ve sistemlerdeki boşlukları istismar ederek veya denetimden kaçarak kâr peşinde koşulmamalı, kesinlikle kırmızı çizgiler aşılmamalı, kurallar ihlal edilmemeli ve yasaların dışında faaliyet gösterilmemelidir.
Analiz
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Çin Komünist Partisi'nin akademik ve teorik makalelere de yer veren dergisi Qiushi için kaleme aldığı bu yeni makale, Çin yönetimi ve liderinin küresel liderlik konusunda temkinli ama kendisinden emin adımların yeni bir veçhesini Çin para birimi yuan veya renminbinin kullanım alanının geliştirilmesi ve Çin'in güçlü bir finans piyasaları merkezi haline dönüştürüleceğinin anlaşılması açısından tarihi niteliktedir. Bu, ABD'nin küresel hâkimiyetini güçlü ordusu kadar kendisinin koyduğu kurallar, oluşturduğu uluslararası kurumlar ve hâkim para birimi haline getirdiği Amerikan doları sayesinde sağladığı da düşünüldüğünde, Çin'in mütevazı bir meydan okuma çabası ve küresel liderlik üstlenme hevesidir. Çin, otoriter ama başarılı ve halk refahını sürekli arttıran sistemiyle bunu hak etmektedir. Dileğimiz, ABD, Çin ve tüm diğer devletlerin barış içerisinde bir arada yaşamayı öğrenmeleri ve küresel sorunlar ve halkın geçim kaygılarına odaklanmalarıdır.
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder