9 Eylül 2020 Çarşamba

Türk Dizileri ve Türkiye'ye Katkıları


Giriş

Son yıllarda gerek Türkiye kamuoyu, gerekse de uluslararası basında adından sıkça söz ettiren bir fenomen haline gelen Türkiye yapımı televizyon serileri, veya kısa ismiyle “Türk dizileri”, Türkiye ekonomisine olan somut katkılarının yanı sıra, Türk Dış Politikası ve Türkiye’nin imajı ve yumuşak gücüne olan katkılarıyla da akademik incelemeyi hak eden bir olgudur. Bu yazıda, çeşitli akademik makaleler ve haber linkleri kullanılarak, Türk dizilerinin Türkiye’ye katkıları değerlendirilecektir.

Çalışmada, ilk olarak, Türk dizilerinin bir sektör ve ilerleyen yıllarda bir fenomen olarak ortaya çıkışı kronolojik olarak açıklanacaktır. İkinci bölümde, Türk dizilerinin önemli bir ihracat ürünü haline gelmesi değerlendirilerek, Türkiye’nin bu sektörden elde ettiği gelir ve ulaştığı ülke sayısı değerlendirilecektir. Üçüncü ve son bölümde ise, turizm ve eğitim sektörünü cezbetmek, Türkiye’nin imajı ve yumuşak gücünü yükseltmek gibi Türk dizi sektörünün olumlu bazı yan etkileri tartışılacaktır. Araştırma, bulguların özetlendiği “Sonuç” bölümüyle tamamlanacaktır.

1. Türk Dizileri Fenomeni: Nasıl Başladı?

Türkiye’de televizyon ve dizi sektörünün gelişimi, 1990’lı yıllarda özel televizyon kanallarının açılmasıyla başlamıştır. Önceden yalnızca TRT’nin yayın yaptığı devletçi bir düzende, bu alanda daha çok kendi kendine yeterlilik[1] ve dışarıdan (ABD ve Brezilya gibi ülkeler) televizyon içeriği ithal edilmesi düşüncesi hâkimken, özel sektörün devreye girmesiyle birlikte, kâr mantığı ve ihracat odaklı ekonomi anlayışı hızla sektöre yayılmıştır. 1990’larda ilk özel kanalların açılmasını müteakiben, 2000’li yıllarda özel televizyon kanalı sayısının artmasına paralel olarak dijital yayın platformları da kurulmuş ve günümüzde Türkiye’de 500’ün üzerinde televizyon kanalı ortaya çıkmıştır. Türkiye’de ortalama televizyon izleme süresinin 3,9 saati bulması da[2], bu sektörün büyümesinde hatırı sayılır rol oynamıştır.

Türkiye’de televizyon, sinema ve müzik sektörünün gelişimine paralel olarak dizi sektöründe de 1990’larda hızlı bir gelişim sürecine girilmiştir. Türkiye’nin yurtdışına ihraç ettiği ilk dizi ise (aslında 1975 TRT yapımı Aşk-ı Memnu da o dönemde Fransa’da yayınlanmıştır), 1993-2002 döneminde 4 sezon ve 113 bölüm olarak yayınlanan ve 2001 yılında Kazakistan tarafından ithal edilerek gösterime sokulan “Deli Yürek” adlı yapım[3] olmuştur. Yurtdışında lisanslanan ilk Türk dizisi olan ve bu yönüyle tarihe geçen “Deli Yürek”, Kazakistan dışında çok geniş bir pazara ulaşamasa da, bu ülkede çok sevilmiş ve tam 10 defa gösterime sokulmuştur.[4]

Gümüş (Noor) dizisinin başrollerinde yer alan Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden

Bu konuda birçok araştırmacının ortak görüşü, 2005-2007 döneminde 3 sezon ve tam 100 bölüm olarak yayınlanan “Gümüş” adlı yapımın (Arap dünyasında “Noor” (Nur) adıyla yayınlanmıştır)[5] bir dönüm noktası olduğu şeklindedir. Öyle ki, bazı araştırmalarda, bu dizi ve benzeri yapımlarda Müslüman halklara verilen “laiklik” ve “ılımlı İslam” benzeri yaklaşımların 2010 yılında İslam dünyasında Tunus’ta başlayan ve kısa sürede birçok ülkeye yayılan Arap Baharı veya Arap İsyanları’nın da tetikleyici faktörlerinden birisi olduğu iddia edilmiştir.[6] “Gümüş” dizisinin Arap dünyasındaki akıl almaz popülaritesi ve kadın özgürlüklerini gösteren yapısı nedeniyle, bazı Suudi dini yetkililerinden (Suudi Arabistan Genel Müftüsü Şeyh Abdülaziz el-Şeyh) diziyi kınayan ve yasaklanmasını talep eden açıklamalar da yapılmış[7] ve bu konu uluslararası basında da tartışılmıştır.[8] Başrollerini Songül Öden ile Kıvanç Tatlıtuğ’un paylaştıkları “Gümüş” dizisinin 2008’de yayınlanan Arapça dublajlı final bölümünün Arap ülkelerinde tam 85 milyon seyirci tarafından izlendiği tahmin edilmektedir.[9] “Gümüş” ve benzeri dizilerin özellikle Müslüman coğrafyasındaki başarısının sırrı, bu konuda yapılan bazı çalışmalarda, dizide işlenen modern ve geleneksel değerler ve İslam ile laiklik arasındaki gerginliklerin Arap toplumunda da yaşanması ve seyircilerin bu temayla özdeşleşim kurması olarak ifade edilmiştir.[10] “Gümüş” ve “Ihlamurlar Altında” adlı yapımların 2006 yılında Dubai merkezli MBC (Middle East Broadcasting Center) yayın kuruluşuna satılmasıyla başlayan Türk dizilerinin uluslararasılaşması ve uluslararası bir sektör haline gelmesi süreci, ilerleyen yıllarda “Kurtlar Vadisi”, “Binbir Gece”, “Muhteşem Yüzyıl”, “Adını Feriha Koydum”, “Kara Sevda” ve “Ezel” gibi başka popüler diziler ve diğer televizyon içeriklerinin de yurtdışına ihracatının başlanmasıyla devam etmiş ve ortaya yüz milyon dolarlık bir sektör çıkmıştır. Türkiye’nin bu başarısı, yabancı basın ve akademisyenlerin de dikkatini çekmiş ve bu konuda birçok haber[11] ve akademik makale üretilmiştir.

Bu süreçte Türk dizilerinin ihracatı ve popülaritesi Balkanlar ve Arap ülkeleriyle başlamışsa da, ilerleyen zaman içerisinde ABD, Avrupa ülkeleri, Güney (Latin) Amerika ülkeleri, Çin, Rusya, Güney Kore, Pakistan ve diğer ülkelerden de ciddi talepler gelmiştir. 2018 yılı itibariyle, Türk dizilerinin ihraç edildiği bölgelerin başında Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri yer alırken, bu bölgeleri sırasıyla Doğu Avrupa, Batı Avrupa, ABD ve Latin Amerika ülkeleri takip etmektedir.[12] Özellikle Latin Amerika ülkelerinde son birkaç yılda önemli bir pazar oluşmuş durumdadır. Ayrıca, “Hakan Muhafız” (The Protector), “Atiye” (The Gift) ve “Aşk 101” (Love 101) gibi bazı Türk dizileri Netflix gibi dünya çapında izleyicisi bulunan dijital platformlar için çekilmektedir. Sektörün pozitif gelişimine dair bir diğer somut gösterge ise, “Şahsiyet” dizisiyle Türk aktör Haluk Bilginer’in 2019 yılında 47.si düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri’nde “En İyi Erkek Oyuncu” seçilmesi olmuştur.[13] “Diriliş Ertuğrul” dizisinin Pakistan’da son dönemde toplumsal bir fenomen haline geldiğine dair çeşitli makalelerin yayınlanması da Türk dizi sektörünün başarı trendini koruduğunu göstermektedir.[14] Öyle ki, Lahore şehrinde 2020 yılı içerisinde “Diriliş Ertuğrul” dizisinden esinlenilerek yapılan bir heykel bile dikilmiştir.[15]

‘Şahsiyet’ dizisinden bir sahnede Haluk Bilginer

Deloitte firmasının 2014 yılı Ağustos ayında yayınladığı çalışmaya göre, Türk dizi sektöründe diğer ülkelerle kıyaslandığında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıralanabilir:

  • Her hafta bir bölüm olarak yayınlanan Türk dizileri, reklamlarla birlikte 150-180 dakika kadar sürmektedir. Bu, Batı ve dünya standartlarıyla karşılaştırıldığında çok uzun bir süredir.[16]
  • Bu uzunluğa paralel olarak, dizilerin yapım ekiplerinin çalışma süreleri de çok uzun ve çekim süreçleri zahmetli olabilmektedir.
  • 2010-2014 dönemini kapsayan araştırmaya göre, Türkiye’de, içerikleri televizyon kanallarında gösterilen 85 civarında yapım şirketi bulunmaktadır. Ayrıca sektörde oligopolistik bir yapı söz konusudur. Öyle ki, 5 ve üzerinde yapımı olan 21 yapım şirketi varken, 41 yapım şirketinin sadece 1 yapımı gösterime girebilmiştir. 22 yapım şirketi ise 2-4 düzeyinde yapımını yayınlatabilmiştir.[17]
  • Türkiye’de dizilerin rating oranlarına çok önem verilmektedir. Yapım şirketleri ile kanallar arasında sözleşmeler genelde 13 bölüm üzerinden yapılmaktadır. Ancak ilk 5-6 bölümde yüksek ratinglere ulaşamayan diziler, kanallarca yapımdan kaldırılabilmektedir.[18] Hatta ilk 6 bölümde iyi rating oranları yakalansa dahi, 13 bölüm sonunda bir durum değerlendirilmesi yapılmakta ve projenin devam edip etmeyeceğine karar verilmektedir.
  • Dizilerin başarısında; oyuncu kadrosunun bilindik ve halkın sevdiği kişilerden oluşması, senaryonun özgünlüğü ve halk tarafından sevilmesi, reklam alabilme düzeyi ve yapım şirketinin gücü gibi faktörler rol oynamaktadır.[19]
  • Türkiye’de dizilerin üçte biri romantik, üçte biri de komedi unsurlarının ön planda olduğu yapımlardır.[20] Aksiyon, aile, fantastik ve gençlik gibi diğer türlerde ise, Türkiye’de çok az yapım üretilmektedir.

Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatının anlatıldığı ve Halit Ergenç'in başrolde olduğu ‘Muhteşem Yüzyıl’ da en başarılı Türk dizilerinden birisiydi

2. Türk Dizilerinin Türkiye Ekonomisine Katkısı

Türkiye’den en fazla ihracat yapmayı başaran firma olarak dikkat çeken televizyon içeriği üretim ve dağıtım firması Global Agency’nin kurucusu ve CEO’su İzzet Pinto, 2019 yılı sonlarında yaptığı bir açıklamada, Türkiye'nin dizi ihracatının 11 yıl önce 1 milyon dolar bile değilken, şimdilerde yıllık cirosunun 350 milyon dolara çıktığını açıklamıştır.[21] Birçok başka araştırmada da, Türk dizi sektörünün ihracat büyüklüğü -koronavirüs salgını öncesi dönemde- 350 milyon dolar olarak ifade edilmektedir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinde de, bu rakam 350 milyon dolar belirtilmektedir.[22] Ancak bazı internet ve gazete haberlerinde, sektörün büyüklüğünün 2019 yılı içerisinde ve 2020 yılı başlarında 500 milyon dolar olarak belirtildiği de görülmüştür.[23] Bu yönüyle, Türkiye, ABD’den sonra dizi ihracatından en fazla para kazanan ülke durumundadır.

Dahası, Türk dizilerinin pazar çeşitliliği ve ulaştığı insan sayısı da oldukça iyi durumdadır. Bu bağlamda, Türk dizilerinin günümüzde 140’ın üzerinde ülkede gösterime sokulduğu ve 400 milyon civarında insan tarafından takip edildiği belirlenmiştir.[24] Madd Entertainment Genel Müdürü Ateş İnce de, Türk dizilerinin dünya genelinde yaklaşık 400 milyon civarında izleyici tarafından takip edildiğini ve “Türk dizilerinin Türkiye’nin ürettiği en iyi ihraç malı olduğunu” söylemektedir.[25] Sektörün hedefi ise, 2023 yılına kadar 1 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşabilmektir.[26] Bu konuda Türkiye’nin rakipleri; ABD, Fransa, Güney Kore ve Danimarka gibi ülkelerdir.

Dizi ihracat gelirleri (2016)[27]

TIMS&B Productions yapım şirketinin Uluslararası Operasyonlar Direktörü Selin Arat ise, Türkiye’nin ABD’den sonra dünyada en çok dizi ihraç eden ikinci ülke olduğunun altını çizerek, özellikle Güney Amerika ülkelerinde Türk dizilerinin son dönemde oldukça beğenildiğini söylemiştir.[28] Toplam dizi üretimi konusunda da, Türkiye, dünyada en önde gelen ülkelerden birisidir. Öyle ki, T.C. Kalkınma Bakanlığı araştırmasına göre, dünyada dizi kategorisinde en fazla orijinal yapım üreten ülkeler; Hindistan, Çin, Rusya, Nijerya ve Türkiye olarak sıralanmaktadır.[29]

Dünyada en çok dizi ve televizyon içeriği üreten ülkeler[30]

3. Türk Dizilerinin Türk Dış Politikası ve Türkiye’nin İmajına Olan Katkısı

Türk dizileri, bu yönde bir bilinç ve iradeyle çekilip çekilmediği konusunda kesin bir kanıt/veri olmamakla birlikte, Türkiye’nin yumuşak gücüne ciddi pozitif katkılar sağlamaktadır. “Yumuşak güç” (soft power), Amerikalı ünlü Siyaset Bilimci Joseph S. Nye’ın formüle ettiği şekilde, bir ülkenin diğer ülkeler ve halklar nezdinde kendi görüşlerine ve politikalarına destek sağlayabilme kapasitesi/gücüdür. Yumuşak güç, bir diğer ifadeyle “zorlama veya ödeme yapmaktan ziyade kendine çekme (cazip gelme) yoluyla istediğini yaptırabilme yeteneğidir”.[31] Nye, bir devletin dış politikada istediği sonuçları alabilmek için 3 unsuru kullanabileceğini ve bunların; (1) sert güç kullanma veya kullanma tehdidi, (2) satın alma ve (3) yumuşak güç unsurlarıyla karşı tarafı ikna etmek olduğunu iddia eder.[32] Bu yönüyle, yeni dünya düzeninde sert güç unsurlarından daha önemsiz olmadığı iddia edilen yumuşak güç, maliyetinin ve risklerinin düşük olması açısından da daha tercih edilir bir yöntemdir. Yumuşak güç unsurlarını da tasnif eden Nye, bu alanda en önemli bileşeni kültür ve popüler kültür olarak işaret ederken, siyasi değerler ve dış politika da yumuşak güç unsurları içerisinde sayılmaktadır.[33]

Ölçülmesi zor bir alan olmasına karşın, kuşkusuz, yumuşak güç, Türkiye de dâhil olmak üzere tüm ülkeler için önemli bir unsur haline gelmiş ve Türk dizileri de bu alanda Türkiye’nin en başarılı ürünleri olarak dikkat çekmiştir. Şöyle ki, Türkiye’nin 2000’li yıllarda Arap/İslam dünyasında “model ülke” olarak lanse edildiği, Türkiye ekonomisinin büyüme rekorları kırdığı ve Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin ciddi bir ihtimal haline geldiği 2000-2010 döneminde, Türkiye’nin ekonomi ve dış politikadaki başarılarını destekleyen en önemli unsurlardan birisi de Türk dizileri olmuştur. Türkiye’deki yaşam tarzına ve özellikle kadınların sahip oldukları özgürlüklere özlem duyan birçok Arap ülkesinden geniş toplum kesimleri, ilk kez bu dönemde Türkiye’yi ziyaret etmeye başlamış ve kendi ülkelerinde de benzer uygulama ve yaşam tarzlarını tatbik etmek istemişlerdir. Dahası, bu süreçte özellikle Balkanlar ve Orta Asya coğrafyasında Türkçe öğrenimi ve eğitimi de yaygınlaşmıştır.[34] Bu sürecin Arap Baharı’na etkisinin olup olmadığı ayrı bir tartışmanın konusudur. Ancak kesin olan şudur ki, Türkiye’nin Müslüman toplumlarda hayranlık duyulan bir ülke haline gelmesinde en büyük pay Türk dizilerinin olmuştur. Bu durumun Türkiye’nin dış politikasına ve Türkiye ekonomisine etkilerini saptayabilmek ise daha kolaydır. Şöyle ki, Türkiye, Ali Babacan’ın Dışişleri Bakanlığı döneminde, 2008 yılında, BM Genel Kurulu’nda tam 192 ülkeden 151’inin oyunu alarak, rekor oyla ve ilk turda BM Güvenlik Konseyi’ne iki sene için (2009-2011) geçici üye seçilmeyi başarmıştır.[35] Bu, Türkiye’nin yaklaşık 50 yıl sonra başarabildiği istisnai bir başarı hikâyesi olarak tarihe geçmiştir ve bu süreçte Türk dizilerinin oluşturduğu pozitif Türkiye algısının da payı büyüktür. Benzer şekilde, Türkiye’nin ekonomik büyüme oranları da, Dünya Bankası istatistiklerine göre, 2002-2007 ve 2009-2015 dönemlerinde oldukça yüksek olmuştur.[36]

Türk dizileri ağırlıklı olarak Türkiye’deki büyük şehirlerde ve yazlık bölgelerde çekildiği için, bu yapımların turizm sektörüne de dolaylı olarak önemli katkıları olmaktadır. Şöyle ki, dizilerin çekildiği/geçtiği İstanbul’daki tarihi/turistik mekânlar ve yazlık bölgelerini televizyondan hayranlıkla takip eden yabancı izleyiciler, bir sonraki tatil döneminde kolaylıkla seyahat ve tatil planlarına bu bölgeleri ekleyebilmektedirler.[37] Bu konuda 2019 yılı içerisinde bir konuşma yapan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Zahid Sobacı, “Türk dizileri 156 ülkeden 500 milyon seyirci ile dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Dizileri izleyenlerin yüzde 80’i Türkiye'yi ziyaret etmek istiyor. Öte yandan, bu durum Türk markalarının uluslararası alanda rekabet gücünü artırıyor. Dizi sektörünü daha iyi yerlere getirmek için yapılması gerekenlerin farkındayız.” açıklamasını yaparken, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yolcu da, Türk dizilerinin ithal edilemediği ülkelerde televizyon kanallarından yayınlanmasa bile internetten izlenebildiğini ve bu şekilde de turizme dolaylı katkı sunulduğunu söylemiştir.[38]

Türk dizilerinin eğitim sektörüne olan katkısı da kesin olarak ölçülememekle birlikte gözlemlenebilen bir durumdur. Türkiye’ye yabancı öğrencilerin gelmesi konusunda önemli katkısı olan diziler hakkında, TÖMER Müdürü Dr. Emrah Boylu, “Türk dizileri uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye bakış açısında ciddi anlamda olumlu bir değişime neden oluyor” açıklamasını yapmıştır.[39] Dizilerden görüp Türkiye’yi tanıyan ve önyargı ve kaygılarından kurtulan yabancı öğrenciler ve ebeveynleri, eğitim için de rahatlıkla Türkiye’yi tercih edebilmektedirler.

Sonuç

Sonuçta, Türkiye’de kısaca “Türk dizileri” olarak adlandırılan televizyon serisi sektörünün son yıllarda ekonomik hacim olarak çok hızlı büyüdüğü, uluslararasılaştığı, Türkiye için dış ticarette önemli bir ihraç metası haline geldiği ve bunun Türkiye’ye ekonomik ve yumuşak güç anlamında bazı faydalar sağladığı tartışılmayacak bir gerçekliktir. Türkiye’nin son yıllarda ekonomi ve dış politika alanında yaşadığı duraklama ve başarısızlıklara rağmen Türk dizilerinin hız kesmemesi ve dış pazarlarını koruması ise, bu yapımların Türkiye’de devletten bağımsız başarılı bir sektör/endüstri haline gelmeyi başardığının somut bir ispatı olarak kabul edilmelidir.

Doç. Dr. Ozan ÖRMECİ

 

KAYNAKÇA

[1] Bu dönemde TRT bünyesinde geliştirilen ilk Türk mini dizi projesi 1975 tarihli “Aşk-ı Memnu” yapımıdır. 1980’den sonra bu dizileri “Denizin Kanı”, “Kiralık Konak”, “Sekiz Sütuna Manşet”, “Merdiven”, “Üç İstanbul”, “Küçük Ağa” ve “Kartallar Yüksek Uçar” gibi Türk Edebiyatı klasiklerinden uyarlanan diziler izlemiştir. Daha sonraki yıllarda ise, “Kaynanalar”, “Kuruntu Ailesi”, “Perihan Abla” ve “Bizimkiler” gibi içinde komedi unsurunu da barındıran popüler bazı diziler çekilmiş ve devlet televizyon kanalı TRT’de yayınlanmıştır. Bakınız; T.C. Kalkınma Bakanlığı (2018), “On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023): Görsel Hizmetler Sektörünün Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”, Ankara 2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/GorselHizmetlerSektorununGelistirilmesiCalismaGrubuRaporu.pdf, s. 22.

[2] Deloitte (2014), “Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü”, Ağustos 2014, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/tr-media-tv-report.pdf, s. 5.

[3] Bakınız; https://www.imdb.com/title/tt0426672/.

[4] T.C. Kalkınma Bakanlığı (2018), “On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023): Görsel Hizmetler Sektörünün Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”, Ankara 2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/GorselHizmetlerSektorununGelistirilmesiCalismaGrubuRaporu.pdf, s. 24.

[5] Bakınız; https://www.imdb.com/title/tt0441924/.

[6] Sadık Yalsızuçanlar (2019), “SD DEĞERLENDİRME - Türk Dizileri Dünya Pazarında”, Stratejik Düşünce Enstitüsü, 01.03.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.sde.org.tr/degerlendirme/sd-degerlendirme-turk-dizileri-dunya-pazarinda-analizi-9670.

[7] Serpil Karlıdağ & Selda Bulut (2014), “The Transnational Spread of Turkish Television Soap Operas”, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2014/II, 47, s. 91.

[8] Robert F. Worth (2008), “Arab TV Tests Societies’ Limits With Depictions of Sex and Equality”, The New York Times, 26.09.2008, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.nytimes.com/2008/09/27/world/middleeast/27beirut.html.

[9] Jurnal.ist (2019), “Türkiye 'en fazla' dizi ihraç eden ülke oldu”, 11.11.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.gzt.com/jurnalist/turkiye-en-fazla-dizi-ihrac-eden-ulke-oldu-3514219.

[10] Serpil Karlıdağ & Selda Bulut, “‘Made in Turkey’ Dünya Türk dizilerini izliyor...”, The Brand Age, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.thebrandage.com/made-in-turkey-dunya-turk-dizilerini-izliyor; Serpil Karlıdağ & Selda Bulut (2014), “The Transnational Spread of Turkish Television Soap Operas”, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2014/II, 47, s. 90.

[11] Bir örneği için bakınız; Fatima Bhutto (2019), “How Turkish TV is taking over the world”, The Guardian, 13.09.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.theguardian.com/tv-and-radio/2019/sep/13/turkish-tv-magnificent-century-dizi-taking-over-world.

[12] Marketing Türkiye (2018), “Türk dizileri ihracat rekoru kırdı”, 17.01.2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.marketingturkiye.com.tr/haberler/turk-dizileri-ihracat-rekoru-kirdi/.

[13] Hürriyet (2019), “Haluk Bilginer 'en iyi erkek oyuncu' seçildi... Emmy ödülü Türkiye’nin!”, 27.11.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/haluk-bilginer-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-emmy-odulu-turkiyenin-41383423.

[14] Fatima Bhutto (2020), “How Turkey’s Soft Power Conquered Pakistan”, Foreign Policy, 05.09.2020, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://foreignpolicy.com/2020/09/05/ertugrul-turkey-dizi-soft-power-pakistan/.

[15] Reuters (2020), “Popular Turkish TV drama inspires statues in Pakistan”, 24.06.2020, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.reuters.com/article/us-pakistan-turkey-television/popular-turkish-tv-drama-inspires-statues-in-pakistan-idUSKBN23V026.

[16] Deloitte (2014), “Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü”, Ağustos 2014, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/tr-media-tv-report.pdf, s. 9.

[17] Deloitte (2014), “Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü”, Ağustos 2014, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/tr-media-tv-report.pdf, ss. 13-14.

[18] Deloitte (2014), “Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü”, Ağustos 2014, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/tr-media-tv-report.pdf, s. 14.

[19] Deloitte (2014), “Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü”, Ağustos 2014, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/tr-media-tv-report.pdf, s. 15.

[20] Deloitte (2014), “Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü”, Ağustos 2014, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/tr-media-tv-report.pdf, s. 16.

[21] Sözcü (2019), “Türkiye’nin dizi ihracatı yıllık 350 milyon dolara ulaştı!”, 09.12.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/turkiyenin-dizi-ihracati-yillik-350-milyon-dolara-ulasti-5499361/.

[22] Anadolu Ajansı (2018), “Türk dizilerinden ekonomiye milyon dolarlık ihracat katkısı”, 03.01.2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turk-dizilerinden-ekonomiye-milyon-dolarlik-ihracat-katkisi-/1021377.

[23] Haber7.com (2019), “Türk dizileri ihracat 500 milyon dolara ulaştı”, 09.11.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2914079-turk-dizileri-ihracat-500-milyon-dolara-ulasti.

[24] T.C. Kalkınma Bakanlığı (2018), “On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023): Görsel Hizmetler Sektörünün Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”, Ankara 2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/GorselHizmetlerSektorununGelistirilmesiCalismaGrubuRaporu.pdf, s. 23.

[25] Sputnik Türkiye (2018), “‘Türk dizilerinin dünyada 400 milyon seyircisi var’”, 13.12.2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://tr.sputniknews.com/yasam/201812131036623010-turk-dizilerinin-dunyada-dort-yuz-milyon-seyircisi-var/.

[26] Marketing Türkiye (2018), “Türk dizileri ihracat rekoru kırdı”, 17.01.2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.marketingturkiye.com.tr/haberler/turk-dizileri-ihracat-rekoru-kirdi/.

[27] T.C. Kalkınma Bakanlığı (2018), “On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023): Görsel Hizmetler Sektörünün Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”, Ankara 2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/GorselHizmetlerSektorununGelistirilmesiCalismaGrubuRaporu.pdf, s. 20.

[28] Sözcü (2019), “Türkiye’nin dizi ihracatı yıllık 350 milyon dolara ulaştı!”, 09.12.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/turkiyenin-dizi-ihracati-yillik-350-milyon-dolara-ulasti-5499361/.

[29] T.C. Kalkınma Bakanlığı (2018), “On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023): Görsel Hizmetler Sektörünün Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”, Ankara 2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/GorselHizmetlerSektorununGelistirilmesiCalismaGrubuRaporu.pdf, s. 18.

[30] T.C. Kalkınma Bakanlığı (2018), “On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023): Görsel Hizmetler Sektörünün Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”, Ankara 2018, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/GorselHizmetlerSektorununGelistirilmesiCalismaGrubuRaporu.pdf, s. 18.

[31] Utku Yapıcı (2015), “Yumuşak Güç Ölçülebilir mi?”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 12, Sayı: 47, s. 8.

[32] Pınar Aslan (2019), “Uluslararası İletişim ve Popüler Kültür Üzerine: Latin Amerika’daki Türk Televizyon Dizileri Üzerinden Bir Araştırma”, Connectist: Istanbul University Journal of Communication Sciences, 57, s. 30.

[33] Utku Yapıcı (2015), “Yumuşak Güç Ölçülebilir mi?”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 12, Sayı: 47, s. 10.

[34] Melek Öztürk & Abdulkadir Atik (2016), “Ulusal Pazardan Küresel Pazarlara Uzanan Süreçte Türk Dizilerinin Gelişimi”, Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 3(2) Güz, s. 78; İrfan Arık & Fatih Çelik (2019), “Türk Dizilerinin Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Türkçe Öğrenmeye Etkisi (Kırgızistan Örneği)”, Cilt 12, Sayı: 64, Haziran 2019, ss. 677-691.

[35] CNNTürk (2008), “Türkiye BM'de geçici üyeliğe seçildi”, 17.10.2008, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.cnnturk.com/2008/dunya/10/17/turkiye.bmde.gecici.uyelige.secildi/497124.0/index.html.

[36] The World Bank, “GDP growth (annual %) – Turkey”, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.MKTP.KD.ZG?end=2019&locations=TR&start=2000.

[37] Bu konuda bir çalışma için bakınız; Pınar Aslan (2019), “Uluslararası İletişim ve Popüler Kültür Üzerine: Latin Amerika’daki Türk Televizyon Dizileri Üzerinden Bir Araştırma”, Connectist: Istanbul University Journal of Communication Sciences, 57, ss. 25-50.

[38] Aslışah Sarıtaş (2019), “Türk dizileri 500 milyon kişiye ulaştı”, Sabah, 12.03.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2019/03/12/turk-dizileri-500-milyon-kisiye-ulasti.

[39] DHA (2019), “Türk dizileri yabancı öğrenciyi ülkeye çekiyor”, 18.07.2019, Erişim Tarihi: 09.09.2020, Erişim Adresi: https://www.dha.com.tr/istanbul/turk-dizileri-yabanci-ogrenciyi-ulkeye-cekiyor/haber-1684614.


Hiç yorum yok: