22 Temmuz 2012 Pazar

Güzel İzmir'e Yeni Bir Vakıf Üniversitesi Yakışmaz Mı?


Yıllık iznim nedeniyle yaklaşık 1 haftadır doğup büyüdüğüm şehir olan İzmir’deyim. İzmir insanları her zamanki gibi sıcak ve güzel ancak İzmir eskiye kıyasla sönük ve hareketsiz...
Elbette İzmirli yazlıkçıların Foça ve Çeşme’ye kaçmaları da önemli bir etken ancak İzmir’in siyasi, ekonomik ve kültürel hayatımızda son yıllarda rolünün giderek azalması da bu durumda etkili oluyor diye düşünüyorum. Bu durumun düzeltilmesinde kuşkusuz en önemli anahtar EXPO 2020’nin İzmir’e getirilmesi olacaktır. Bir diğer öneri olarak; İzmir’in yüksek öğrenci çekme ve sosyal hayat potansiyelini de düşünerek İzmir’e mevcut bazı vakıf üniversitelerinden daha kaliteli, daha özgür ve daha demokrat yeni bir vakıf üniversitesi kurulması önerimden bahsedeceğim. Zira İzmir’de böylesi bir girişim için inanılmaz uygun koşullar oluşmuş durumda.
Yaptığım araştırmalar sonucunda Buca Kaynaklar’da bulunan mevcut meyve-sebze halinin İzmir’e su veren Tahtalı Barajı havzasında olması sebebiyle başka bir yere taşınacağını öğrendim. Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan, orman içerisindeki bu eşsiz yerin tapusuna sahip İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde ilçe belediyeleri, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Vadeli İşlemler Borsası (İZVOB) ve İzmir’deki sivil toplum örgütleri ve vakıfların katılımıyla alanında iddialı hedefler koyan, Bilkent Üniversitesi benzeri sosyal ve temel bilimler ağırlıklı yeni bir üniversitenin kurulması İzmir adına büyük bir kazanç olacaktır düşüncesindeyim. Öte yandan, böylesi bir girişim ile proje üretmediği söylenen CHP’li belediyelerin de iyi projeler üretebileceği kamuoyu nezdinde ortaya çıkacaktır. Hali inceledikten sonra mevcut haldeki binaların restorasyon çalışmaları sonrasında yıkılmadan çok kısa bir sürede laboratuar, derslik ve amfilere dönüştürülebileceğini fark ettim. Şüphesiz böylesi bir üniversite projesine İzmir’in büyük şirketleri ve işadamları da katılacaktır.
Vakur duruşu ve güvenilir tavrıyla beğeni toplayan ancak proje yetersizliği nedeniyle çokça eleştiri alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu’nun bu projeye öncülük edebileceğini umuyorum ve bekliyorum. Elbette İzmir milletvekilleri de bu projenin somutlaşmasında ve hayata geçirilmesinde hayati rol oynayacaklardır.
Dr. Ozan Örmeci


4 yorum:

AVRAM H.K.E. dedi ki...

Ozan Hocam.. Su havzası.. Olmaz. Zaten b,na olmaması gerektiği için hali boşaltıyorlar. koruma bölgesi içinde yapılaşmaya izin verilmiyor.

Ozan Örmeci Makaleleri (Ozan Örmeci Articles) dedi ki...

Halil abi yanlışın var Koç ve Sabancı üniversiteleri de su havzasına kuruludur. Üniversiteler çevreyi kirletmez, çevreyle barışık bir yapı şeklinde örgütlenebilirler. Ege'de Menderes havzasını düşünürsen yerleşerek yer kalmazdı. Yaş meyve-sebze hali ise ilaçlar vs. nedeniyle çevreye zarar veriyordu.

AVRAM H.K.E. dedi ki...

Ozan Hocam, Barajların ve göllerin koruma sınırı vardır. İstanbul Üniversitesi'nin Küçükçekmece gölü koruma havzasında kalan arazileri için Büyükşehir Belediyesi ile davaları mevcut bu konuda. Müvekkilin arazisini Üniversite kamulaştırmış biz de dava açmıştık. Aklımda yanlış kalmadı ise, kıyı kenar çizgisinden başlayarak, 100 metre içeriye kadar olan alan, mutlak koruma havzası dahilinde olacak. O alan içinde, hiçbir yapılaşmaya izin verilmiyor. Yani çevreyi kirletsin kirletmesin yasak alan orası. (Bahsettiğim koruma havzası göl ve barajlar için, nehir ya da akarsular için değil.) Eğer, hal binası ve arazi bu 100 metrelik alanda ise yapacak bir şey yok. 100 metrelik alan dışında ise o zaman, koruma planı çıkarılarak yeniden planlanabilir. Hal binasının uzaklığını bilmiyorum ama bina tamamen boşaltılmakta ve kullanıma kapatılmakta ise bu 100 metrelik sınır dahilinde olma olasılığı var.

Ozan Örmeci Makaleleri (Ozan Örmeci Articles) dedi ki...

Üstad Tahtalı Barajı Gümüldür tarafında, arada birkaç km mesafe var. Bugün çevreyle barışık güzel bir üniversite projesi yapılmazsa yarın öbür gün elin adamı gelir buraya fabrika da yapar. Biz de ah vah ederiz.