31 Mart 2026 Salı

2026 İran Savaşı'nda Son Gelişmeler

 

28 Şubat 2026 tarihinde başlayan 2026 ABD/İsrail-İran Savaşı veya kısa ismiyle 2026 İran Savaşı, bugün (31 Mart 2026) itibariyle 32. gününü dolduruyor. İsrail ile ABD'nin, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in de dahil olduğu üst düzey dini/siyasi ve askeri lider kadrosuna yönelik suikastları ve askeri stratejik tesislerinin vurulmasıyla başlayan savaş, ilerleyen günlerde İran'ın Amerikan üslerine ve tesislerine ev sahipliği yapan Körfez ülkeleri ile Irak ve Ürdün gibi diğer bazı Arap devletlerine yaptığı saldırılarla daha da kızışmıştı. ABD ve İsrail, bu karşı saldırılara rağmen İran'daki stratejik hedefleri vurmaya devam etmiş ve bu ülkede büyük bir tahribata yol açmıştı. Küresel ekonomik istikrarı bozmak adına Hürmüz Boğazı'nı ABD'ye yakın devletlerin gemilerin geçişlerine kapatan İran ise, bu şekilde dünyada enerji fiyatlarının çok yükselmesine ve ABD yönetiminin (Başkan Trump) üzerindeki "savaşı durdur" baskısının artmasına yol açmıştı.

Kharg adası

İşte bu düzlemde, İran'ın enerji üretimi ve ticareti açısından en kritik noktası olan Kharg (Harg) adasına yönelik kara unsurlarını (Özel Kuvvetler) içeren bir askeri operasyonun gündemde olduğu bir anda, 45. ve 47. ABD Başkanı Donald J. Trump, Tahran yönetimine önce 5 gün, daha sonra da 10 gün ek süre vererek, Tahran'da oluşan yeni diyalog kanallarıyla, özellikle Pakistan'ın arabuluculuğunda, görüşmek ve sorunu daha fazla şiddete yol açmadan çözebilmek için bir fırsat kapısı aralamıştı. Ancak İranlı yetkililerin Trump'ı yalanlayan "müzakere yok" açıklamalarıyla bu sürecin kolay olmadığı en başından anlaşılmış, dahası ABD'nin öne sürdüğü 15 maddelik plan da İran tarafında tepki yaratmıştı. ABD'nin öne sürdüğü 15 maddelik plan kısaca şöyleydi:

ABD'nin talepleri:

  • Natanz, İsfahan ve Fordo nükleer tesislerinin devre dışı bırakılması ve imha edilmesi,
  • İran'ın nükleer faaliyetlerinin şeffaflığının sağlanması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından izlenmesi,
  • İran'ın bölgedeki silahlı vekil grupları terk etmesi ve bunların finansmanını ve silah tedarikini durdurması,
  • Mevcut nükleer kapasitelerinin ortadan kaldırılması,
  • Nükleer silah edinme girişiminde bulunmama taahhüdü,
  • İran topraklarında zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması ve zenginleştirilmiş tüm malzemenin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na teslim edilmesi,
  • Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve "serbest denizcilik bölgesi" oluşturulması,
  • Füze programına ilişkin nihai kararların ileri bir tarihe ertelenmesi, ancak füzelerin sayısı ve menzili sınırlı olacağı ve yalnızca savunma amaçlı kullanılacağı konusunda mutabakat.

İran'ın alacağı şeyler:

  • ABD, Buşehr'de elektrik üretimi için sivil bir nükleer proje geliştirilmesine yardım edecek,
  • Tüm yaptırımların kaldırılacak,
  • Yaptırımların uzatılması tehdidi ortadan kalkacak.

Bu plana cevaben, İran tarafı ise 5 maddelik bir ateşkes önerisi ortaya koydu. İran basınına göre, üst düzey İranlı bir yetkili, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sonlandırılması için 5 şart öne sürdü. Bu şartlar şöyle sıralanabilir:

  1. Saldırı ve suikastların sona erdirilmesi,
  2. savaşın tekrar başlamayacağının garanti edilmesi,
  3. İran'a tazminat ödenmesi,
  4. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tanınması,
  5. İran ile birlikte çatışmalara katılan vekil gruplarına yönelik saldırıların durdurulması.

Bu anlamda, önümüzdeki 6 günlük süreçte tarafların bu uzlaşması imkânsız gibi duran beklentileri yerine getirilmez ve bir uzlaşı sağlanamazsa, savaşın ABD'nin Kharg adasına yapacağı bir operasyonla çok daha kanlı ve tehlikeli yeni bir eşiğe geçeceği iddia edilebilir. Böyle bir senaryoda ise, Amerikan askerlerinin hayatlarını kaybetmesi nedeniyle ABD'nin vereceği tepkilerin daha da sertleşmesi olası gözüküyor. Nitekim Başkan Trump, önerileri kabul edilmezse İran'ın enerji altyapı tesislerini yok edeceklerini açıkça söylüyor. Savaşı varoluşsal bir mücadele olarak gören İran yönetimi ise, bu çok tehlikeli gelişmelere rağmen geri adım atmaya yanaşmıyor ve ABD hedeflerine saldırılarını sürdürüyor

Tüm bu gelişmeler ışığında, önümüzdeki birkaç günde bir mucize olmazsa, 2026 İran Savaşı'nın çok daha tehlikeli bir tırmanma sürecine gireceği öngörülebilir. Bu, Hürmüz Boğazı ve Kharg adası eksenli çok daha kanlı çatışmalara neden olabilecek gibi gözüküyor. Dileğimiz, tarafların Pakistan arabuluculuğunda daha fazla kan ve gözyaşına sebep olmadan bir orta yol bulmalarıdır...

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

Hiç yorum yok: