18 Ekim 2010 Pazartesi

Çay Partisi Hareketi (Tea Party Movement)



Amerika Birleşik Devletleri siyaset sahnesinde son 2 yıldır oldukça konuşulan ancak her nedense Türk basınında fazla yer verilmeyen bir konu Tea Party Movement, yani Türkçesiyle Çay Partisi Hareketi’dir. Bu yazıda Çay Partisi Hareketi’nin ne olduğunu, nasıl geliştiğini ve bundan sonrasında Amerikan siyasetinde dolayısıyla dünya siyasetinde ne gibi etkilerinin olabileceğini sorgulamaya çalışacağım.

Çay Partisi Hareketi; 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok bölgesinde yapılan kitlesel protesto hareketleriyle kurulan ultra liberal (piyasacı), milliyetçi ve muhafazakar aşırı sağ siyasal harekete verilen isimdir. Hareket ismini Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nı ve Amerikan Devrimi’ni tetikleyen en önemli olaylardan biri olan 1773 tarihli Boston Çay Partisi (Boston Tea Party) olayından almaktadır. 16 Aralık 1773 tarihinde Boston Limanı’ndaki İngiliz gemilerinde bulunan tonlarca çayı denize döken Kızılderili kılığına girmiş olan Amerikan milisleri, bu olayla birlikte İngiltere’nin Amerika Birleşik Devletleri üzerindeki kolonyal güçleri ve yüksek vergi oranlarına meydan okuyordu. Günümüzde ise Çay Partisi Hareketi’nin temel hedefinin ABD Başkanı Barrack Obama döneminde hayata geçirilen sosyal devlet temelli reformlara, yüksek vergi oranlarına, sağlık reformuna ve yasadışı göçmenlere yönelik ılımlı yasalara tepki göstermek olduğu söylenebilir. Çay Partisi Hareketi aslına bakılırsa, büyük umutlarla başa gelen ancak gerek dış politika, gerekse iç politikada çözmeyi vaat ettiği sorunlar altında ezilmeye başlayan ABD başkanı Barrack Obama’ya duyulan tepkiler neticesinde oluşmuş bir radikal sağ akım gibi gözüküyor. 2 dönem üst üste başkan seçilen George W. Bush döneminde uygulanan neo-liberal ekonomik politikaların bir sonucu olan 2009 küresel ekonomik krizi, Çay Partisi’nin güçlü muhalefeti sayesinde bugün Amerikan halkının nezdinde artık başkan Obama ve onun daha sosyal demokrat politikalarının bir sonucu gibi algılanmaya başladı. Çay Partililer Obama’nın başkanlık kampanyasına benzer bir şekilde internet ve özellikle sosyal medyayı örgütlenmek ve propaganda yapmak amacıyla çok iyi kullanıyor ve krizin işsiz bıraktığı milyonlarca beyaz Amerikalıyı kendi bünyesine katmayı başarıyor. Partinin söyleminin merkezinde göçmenlere ve işsizliğe duyulan milliyetçi hatta ırkçı sağ bir tepkiyi görmek mümkün (South Park’a dahi konu olan “they took our jobs (işlerimizi elimizden aldılar)” söylemi). Bugün tüm Avrupa’da artan işsizlik ve sosyal sorunlarla birlikte büyüyen aşırı sağ düşünce Amerika’da da etkisini gösteriyor ve Çay Partisi hızla güçleniyor. Zaten solun yetersiz kalması durumunda kriz dönemlerinde aşırı sağın güçlendiği tarihsel olarak da bilinen bir gerçek. Bu nedenle ABD başkanı Obama ve Demokratlar üzerinde gerçekten tarihi bir sorumluluk bulunuyor. Zira sloganlar ve milliyetçi hamasetten öte ideolojik bir yapısı bulunmayan Çay Partisi’nin ABD iktidarını ele geçirmesi durumunda Amerikan dış politikasının özellikle Müslüman dünyaya (İran başta olmak üzere) yönelik yeni çılgınlıklar üzerine şekillenmesi muhtemel gözüküyor. Vergilerin düşürülmesi, devletin küçültülmesi gibi klasik liberal taleplerin yanı sıra Çay Partisi; kürtaj karşıtlarının, bireysel silahlanma hakkı savunucularının, göçmen karşıtlarının, sağlık reformu karşıtlarının, gay evlilik karşıtlarının da katıldığı bir tür liberal-muhafazakar sentezi yansıtıyor ve parti sloganlarına yansıyan bu tutum birçok insanı ürkütüyor. Parti sözcülerinin İslam karşıtı sözleri de büyük tartışma yaratacak cinsten. Örneğin, parti liderlerinden Mark Williams’ın “Müslümanların Allah’ı teröristlerin Maymun Tanrısıdır” şeklindeki son derece rahatsız edici açıklaması partinin ne denli aşırı isimlerden oluştuğunun kanıtı şeklinde.[1]

2008 seçimlerinde Cumhuriyetçilerin başkan yardımcısı adayı olarak bir anda ün kazanan Alaska eski valisi Sarah Palin, Çay Partisi’nin önde gelen katılımcısı haline gelmekte gecikmedi. Cumhuriyetçi seçmenin 2012 seçimlerinde aday olmasını istediği Palin, çok satan kitabı ve televizyon programları sayesinde kazandığı popülariteyi Çay Partisi’yle güçlendirdi. Cumhuriyetçi araştırma şirketi Winston Group’un Nisan ayı rakamlarına göre, her 10 Çay Partiliden biri Demokrat veya bağımsız seçmenden oluşuyor. Dolayısıyla Çay Partisi’nin aşırı sayılabilecek söylemine karşın sadece Cumhuriyetçi tabandan değil, kararsız ve bilinçsiz seçmenlerden de destek alabildiği görülüyor ve bu da partinin ABD siyasetinde çok etkili olabileceği düşüncesini uyandırıyor. İlginç bir şekilde Çay Partisi Hareketi’ne tepki olarak çoğunlukla Demokrat Parti tabanından beslenen Kahve Partisi Hareketi de doğmuş durumda[2]. Bu da Amerikan siyasetinde pek de alışık olmadığımız türden bir siyasal kutuplaşmanın yakın gelecekte mümkün olduğunu gösteriyor. Çay Partisi hakkında kitap yazan siyasal analist Doug Schoen Kasım ayında Çay Partisi’nin büyük bir zafer kazanacağını ve Amerikan siyasetinde yakın bir gelecekte temel aktörü olacağını iddia ediyor[3]. Siyasal rakipleri tarafından “teabagger” şeklinde aşağılanan Çay Partisi tüm aşırı özelliklerine rağmen Amerikan siyasetinde alttan gelen dinamik bir güç olarak gelecek vaat ediyor. Çay Partisi liberal siyaset açısından da bir kırılmayı yansıtıyor. Zira bugüne kadar genelde muhafazakar değerlerle bir sentezi yapılmaya çalışılan siyasal liberalizm belki de ilk kez ekonomik liberalizmden tamamen ayrılıyor ve serbest piyasa ekonomisi ve ekonomik liberalizm uzun yıllar sonra yeniden Soğuk Savaş dönemindeki daha otoriter yorumuyla piyasaya sürülüyor. Bu kırılmanın 11 Eylül sonrası başkan George W. Bush döneminde temellerinin atıldığı iddia edilebilir. Ancak Çay Partisi'nde bu durumu çok daha berrak ve 11 Eylül sonrasındaki korku ve intikam psikolojisiyle direk bağlantılı olmadan görebiliyoruz. Birçok gözlemciye göre partinin özellikle başkan Obama’ya yönelik komplo teorilerine dayalı ırkçılık izleri de taşıyan yaklaşımı da (Obama’nın sosyalist bir lider olarak yansıtılması, Müslüman olduğunun ve Hıristiyanlığa düşman olduğunun iddia edilmesi vs.) siyasal açıdan ne denli tehlikeli olabileceğini gösteriyor.[4]

Aslında yeni, daha genç, çok daha lümpen ve deneyimsiz bir neo-con (yeni muhafazakar) hareketi olarak kabul edilebilecek olan Çay Partisi, Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimlerinin yaşlanmış olmasından da yararlanarak partinin klasik tabanını şimdiden ele geçirmiş durumda. ABD’de ara seçimlere birkaç hafta kala Cumhuriyetçi Parti’nin temel kanadı karşısında ön eyalet seçimlerinde başta Delaware (Çay Partisi’nin bir diğer dikkat çeken bayan ismi Christine O’Donnell’ın zaferiyle), Alaska, Nevada, Colorado ve Connecticut olmak üzere birçok eyalette Çay Partisi klasik Cumhuriyetçi adayları mağlup etmeyi başardı. Çok kısa bir süre önce Ekim ayı içerisinde ise Çay Partisi delegeleri arasında yapılan 2012 ABD başkanlığı ön seçimlerinde New Jersey valisi Christine Christie, hareketin medyatik ismi Sarah Palin’in az farkla da olsa önünde yer alarak, Cumhuriyetçi Parti başkan aday adaylığında Palin ile beraber güçlü bir isim olacağının sinyallerini verdi. Çay Partisi’nin Amerikan siyasetine etkisini önümüzdeki dönemde yakından göreceğiz.

KAYNAKLAR
- “Çay Partisi Obama’yı kendi silahıyla vuruyor”, Hürriyet, 13.04.2010, http://www.hurriyet.com.tr/planet/14399681.asp
- “İsyancı Cumhuriyetçi Çay Partisi için yeni zafer”, Hürriyet, 15.09.2010, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15786857.asp
- “Çay Partisi’nin kraliçesi tahtından indi”, Hürriyet, 13.10.2010, http://www.hurriyet.com.tr/planet/16028929.asp
- “Çay Partisi Hareketine orta şekerli rakip: Kahve Partisi Hareketi”, Turkish Journal, http://www.turkishjournal.com/i.php?newsid=6393
- “Çay Partisi Hareketi Amerika’da Seçim Sonuçlarını Etkileyebilir”, Amerikalı Türk, http://www.amerikaliturk.com/manset/4147-cay-partisi-hareketi-amerikada-secim-sonuclarn-etkileyebilir.html
- “ABD’de Obama karşıtı muhafazakar Çay Partisi Hareketi Cumhuriyetçi Parti’yi ele geçiriyor”, Nethaber, http://www.nethaber.com/Dunya/161374/ABDde-Obama-karsiti-muhafazak%C3%A2r-Cay
- TeaParty.org, http://www.teaparty.org/
- Tea Party Patriots, http://teapartypatriots.ning.com/
- “Black Helicopters Over Nashville”, Newsweek, http://www.newsweek.com/2010/02/08/black-helicopters-over-nashville.html
- “What is the Tea Party Movement?”, CBS News, http://www.cbsnews.com/8301-503544_162-20016540-503544.html
- “Tea Party leader Mark Williams says Muslims worship a 'monkey god', blasts Ground Zero mosque”, NY DailyNews.com, http://www.nydailynews.com/ny_local/2010/05/19/2010-05-19_tea_party_leader_mark_williams_says_muslims_worship_a_monkey_god_blasts_ground_z.html
Ozan Örmeci

Hiç yorum yok: