8 Mayıs 2026 Cuma

İngiltere'de Yerel Seçimlere Reform Partisi Damgasını Vurdu

 

7 Mayıs 2026 tarihinde İngiltere'de düzenlenen yerel seçimler, Birleşik Krallık siyasetinde son yıllarda yaşanan dönüşümün anlaşılması açısından önemli bir gösterge oldu. Öyle ki, seçimlerde, UKIP ve Brexit Partisi ile Brexit sürecine damga vuran ve son yıllarda ABD Başkanı Donald Trump'la yakın ilişkileri olan popülist sağcı siyasetçi Nigel Farage'ın lideri Birleşik Krallık Reform Partisi (Reform UK), beklentilerin üzerinde bir performans göstererek sandıktan ilk sırada çıktı. Geleneksel iki partili sistemde İngiliz siyasetinin kaleleri olarak kabul edilen Labour (İngiliz İşçi Partisi) ve Muhafazakâr Parti (Toryler) ise beklentilerin altında kaldılar. Bu yazıda, 2026 İngiltere yerel seçimlerini inceleyeceğim.

2026 İngiltere yerel seçimlerinde partilerin kazandıkları sandalye ve önceki seçime göre değişim sayısı

Kaynak: BBC

8 Mayıs'ta kesinleşmeye başlayan seçim sonuçlarına göre, aşırı sağ eğilimli göçmen karşıtı ve Avrupa Birliği (AB) muhalifi Reform UK veya Birleşik Krallık Reform Partisi şu ana kadar 398 belediye meclisi sandalyesi kazanıp seçimde birinciliği göğüslerken, iktidardaki İşçi Partisi ciddi oy kaybına uğrayarak yalnızca 253'te kaldı. Rishi Sunak sonrasında Kemi Badenoch liderliğindeki ana muhalefet partisi Muhafazakâr Parti de Labour gibi ciddi oy kaybetti ve yalnızca 256 belediye meclisi üyeliğiyle sağ siyasette Reform UK'in gölgesinde kaldı. Seçimde Reform Partisi ile birlikte bir diğer kazanan siyasal aktör ise 249 sandalye ile önemli bir çıkış sağlayan Liberal Demokratlar (Lib Dems) oldu. Diğer muhalefet partilerinden Yeşiller Partisi 51, bağımsız adaylar ise 22 sandalye kazandılar. 

Son dönemde "Breturn" (AB'ye dönüş) tartışmalarının yapılmaya başlandığı adada Reform UK'in bu beklenmedik başarısı şaşkınlık yaratırken, Başbakan Keir Starmer üzerindeki istifa baskısı da güçlendi. Seçimleri değerlendiren AlJazeera web sitesi, geleneksel iki partili İngiliz siyasal sisteminin artık çok partili sisteme dönüştüğünü kaydederken, İşçi Partisi ve Muhafazakâr Parti'nin kaleleri olarak bilinen bazı seçim bölgelerinde bile Reform Partisi'nin üstün başarısı, tarihi bir dönüşüm yaşandığı tartışmalarını tetikledi. Başbakan Starmer, istifa talepleri karşısında "çekilip ülkeyi kaosa sürüklemeyeceğini" ilan ederken, 2024'te 5 yıl için aldıkları yönetim ehliyetini sonuna kadar kullanacaklarını açıkladı. Seçimlerin yıldız ismi haline gelen Nigel Farage ise, "İşçi Partisi ve Muhafazakârların bu seçimle silindiğini" ve bunun "Britanya siyasetinde tarihi bir dönüşüm" olduğunu vurguladı.

Bu seçim sonuçları, tüm dünyaya benzer şekilde, aslında şimdiye kadar görece sakin ve demokratik kalmayı başaran Birleşik Krallık'ta da siyasetin aşırılıklar çağında raydan çıkmaya başladığını gösterirken, bu anlamda sağ popülizmin ABD ve Donald Trump'la gösterdiği başarının bir anomali olmadığını da iyice ispatladı. Bu bağlamda, son yıllarda çok kutupluluk yönelimli olarak değişen ve ekonomik olarak Çin'in ve bazı yeni Asyalı aktörlerin yükseldiği yeni dünya düzeninde, ilginç bir şekilde Batı dünyasında aşırı sağcıların ve egemenlikçilerin avantajlı hale geldikleri bir kez daha görüldü. Ancak hiç şüphesiz, bu durum göçmenler, azınlıklar ve dezavantajlı gruplar açısından ciddi riskler taşımaktadır.

Kapak fotoğrafı: Anadolu Ajansı

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

Hiç yorum yok: