Giriş
Kısaca ASPI olarak bilinen Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (Australian Strategic Policy Institute)[1], Canberra merkezli ciddi ve önemli bir Avustralya düşünce kuruluşudur. Kuruluş, Avustralya’nın Çin’le yakın ilişkileri nedeniyle, özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin Halk Cumhuriyeti (Çin) arasında devam eden büyük güç rekabeti ve teknoloji yarışında öncü işlere imza atmaktadır. Öyle ki, ASPI’nin düzenli olarak yayınladığı “Critical Technology Tracker” (Kritik Teknolojiler Takibi) raporu[2], dünyadaki önemli teknolojilerde hangi ülkenin daha ağır bastığını analiz eden önemli bir veri seti girişimidir. Bu yazıda, bu raporun 2025 güncellemeleri özetlenecektir.
ASPI’nin Kritik Teknolojiler Takibi Raporu
ASPI’nin yayınladığı Kritik Teknoloji Takibi; savunma, uzay, enerji, çevre, yapay zekâ, biyoteknoloji, robotik, siber, bilgi işlem, ileri malzemeler ve önemli kuantum teknolojisi alanlarını kapsayan 74 kritik teknolojiyi içeren büyük bir veri seti projesidir. ASPI uzmanlarına göre, "bir ülkenin araştırma performansı, stratejik niyeti ve gelecekteki potansiyel bilim ve teknoloji kapasitesine ilişkin öncü bir gösterge sağlamaktadır". İlk olarak 1 Mart 2023'te başlatılan bu proje, 28 Ağustos 2024'te büyük bir genişleme yaşamış ve veri seti 5 yıldan (önceden 2018-2022) 21 yıla (2003-2023) çıkarılmıştır. 1 Aralık 2025’te yayınlanan en son güncellemede, 2005 ile 2025 yılları arasında yayınlanan 9 milyondan fazla araştırma makalesi değerlendirmeye alınmıştır. Bu raporlar ve analizler daha detaylı olarak https://techtracker.aspi.org.au sitesinden takip edilebilmektedir.
ASPI
Kritik Teknoloji Takibi, yayınlanmaya başladığından bu yana onlarca ülkede hükümet belgelerinde, stratejilerinde ve incelemelerinde, Parlamento, Senato ve Kongre tanıklıklarında ve brifinglerinde alıntılanmıştır. Ayrıca The New York Times, Wall Street Journal, Nikkei Asia, Reuters, AlJazeera, 9 News Australia ve diğer birçok Avrupa, Asya ve Avustralya medya kuruluşunda yer alarak küresel medyanın da ilgisini çekmiştir. Bu nedenle, ASPI’nin bu raporunu dikkatle incelemek, ABD-Çin rekabeti açısından da faydalı olacaktır.
2025 Raporu: Çin Hâkimiyeti Derinleşiyor
ASPI’nin Kritik Teknoloji Takibi 2025 güncellemesi raporu, ABD-Çin teknoloji ve bilim rekabetine dair önemli tespitler içermektedir. Bu bölümde, raporun temel bulguları özetlenecektir.
ASPI’nin Kritik Teknoloji Takibi, günümüzde 74 farklı alanda teknolojiye yönelik küresel araştırma çabalarını kapsamakta ve politika yapıcılar, endüstri ve ortaklara stratejik avantaj için teknoloji yarışının en net ve güncel resmini sunmaktadır. Bu genişletilmiş kapsam, Avustralya’nın ve müttefiklerinin kritik teknoloji stratejilerinin kapsamlı bir şekilde incelenmesi ve gözden geçirilmesi yoluyla belirlenen 10 yeni teknolojiyi araştırması kapsamına dahil etmiştir. Rapor, bir ülkenin kritik teknolojilerdeki genel gücünü değil, bu teknolojilerdeki araştırma performansını ölçmektedir. Bunu, en çok atıf alan araştırma makalelerinin yüzde 10’unu oluşturan yüksek etkili araştırmalara odaklanarak yapmaktadır. Bir ülkenin 2020 ile 2024 arasındaki 5 yıllık performansı, gelecekteki bilim ve teknoloji kapasitesinin öncü göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Araştırma kapsamına dahil edilen 10 yeni teknoloji ise; ileri düzeyde bilgi işlem ve iletişim, yapay zekâ ve insan-makine entegrasyonu ile ilgili yeni ortaya çıkan nöroteknolojiler de dahil olmak üzere stratejik avantajın anahtarıdır. Veri seti, doğruluk ve karşılaştırılabilirliği sağlamak için tamamen yenilenmiştir.
Bu bağlamda, 10 yeni teknoloji doğrultusunda güncellenen tablonun sonuçları çarpıcıdır. Çin’in yüksek etkili araştırmalarda olağanüstü hızlı ilerlemesi devam etmekte ve Pekin ile dünyanın geri kalanı arasındaki uçurum giderek genişlemektedir. Nitekim araştırmaya yeni eklenen 10 teknolojiden 8’inde, Çin, açık farkla liderliğe sahiptir. 4 teknoloji (bulut ve uç bilgi işlem, bilgisayar görme, üretken yapay zekâ ve şebeke entegrasyon teknolojileri) yüksek teknoloji tekel riski (TMR) derecelendirmesi taşımakta ve bu da Çin kurumlarında uzmanlığın önemli ölçüde yoğunlaştığını yansıtmaktadır. Bu yeni teknolojilere ilişkin tarihsel veriler, tanıdık bir hikâyeyi anlatmaktadır: Bu milenyumun ilk 10 yılında araştırma çıktıları konusunda erken ve genellikle ezici bir üstünlük sağlayan ABD, Çin'in temel araştırmalara yaptığı uzun vadeli ve ısrarlı yatırımlar nedeniyle bu üstünlüğünü yitirmiş ve artık çok geride kalmıştır. Toplamda, Çin, şu anda güncel şekilde takip edilen 74 teknolojiden 66’sında lider konumda, geri kalan 8’inde ise ABD lider konumdadır. Bu dengesizlik, güvenilir ortakların karşılaştırmalı avantajlardan yararlanmak, yoğunlaşma riskini azaltmak ve kritik teknolojilerin gidişatını birlikte şekillendirmek için neden birlikte hareket etmeleri gerektiğini göstermektedir. ABD, nöroprotez (orta TMR) ve jeomühendislik (düşük TMR) alanlarında yüksek etkili araştırmalarda halen liderdir. Nöroprotez, araştırmada ilk 10’da Çinli kurumların yer almadığı tek teknoloji olarak öne çıkmaktadır. Bu alanda en fazla araştırma çabası gösteren 7 kurumun tamamının ABD merkezli olması, ABD'nin liderliğini daha da güçlendirmektedir. Ancak Çin, daha önce ABD’nin lider olduğu küçük uydular alanındaki araştırmalarda artık lider konumdadır. Çin Bilimler Akademisi ise, 31 teknolojide birinci sırada yer alarak dünyanın en önde gelen teknolojik araştırma kurumu olmaya devam etmektedir. Kuantum sensörleri, yeni antibiyotikler ve antiviral ilaçlar alanlarındaki birincilik konumunu diğer Çin üniversitelerine kaptırmış olsa da, 10 yeni teknolojiden ikisinde birinci sırada yer almaktadır. Üniversiteler arasında Pekin’deki Tsinghua Üniversitesi de tam 5 teknolojide birinci olarak zirvedeki yerini korumuştur. ABD’de ise Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), 10 teknolojide ilk 10’da yer alarak, Amerikan üniversiteleri arasında en üstün performansı sergilemektedir.
Diğer devletler analiz edildiğinde; Avustralya, 7 teknoloji alanında küresel olarak ilk 5 ülke arasında yer almakta, ancak son zamanlarda kritik mineral işleme, elektrikli bataryalar ve gelişmiş koruma alanlarındaki ilk 5 sıralamasını kaybetmiş durumdadır. Yeni eklenen teknolojiler arasında, iki Avustralya üniversitesi kurumları ilk 10 listesinde yer almaktadır: Tazmanya Üniversitesi jeomühendislik araştırmalarında 4., Melbourne Üniversitesi ise nöroprotez alanında 8. sırada yer almaktadır.
Bir blok olarak bakıldığında, Avrupa Birliği (AB) de önemli bir güç olmaya devam etmekte ve 74 teknolojinin 4’ünde yüksek etkili araştırmalarda lider konumda olup, ABD-Çin hâkimiyetine direnebilmektedir. Örneğin, Almanya, Avrupa'daki lider konumunu sürdürmekte ve tam 30 farklı teknolojide ilk 5 ülke arasında yer almaktadır. İtalya 14 teknolojide, Fransa ise 4 teknolojide ilk 5 arasına girmektedir. Almanya’daki Helmholtz Araştırma Merkezleri Birliği ve Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi (TU Delft), her ikisi de 5 teknolojide küresel ilk 10'da yer alarak Avrupa’nın en güçlü performans gösterenleri arasında yer almaktadırlar. TU Delft, yüksek etkili araştırmalarıyla kuantum hesaplamada birinci olarak öne çıkmıştır. Birleşik Krallık ise, geçen yıla kıyasla ilk 5 ülke arasında yer aldığı teknoloji sayısını 4 arttırmıştır. Ayrıca, 10 yeni teknolojinin 8’inde ilk 5’te yer almaktadır. Toplamda, Londra, 48 teknolojide ilk 5’te yer almaktadır ki, bu, geçen yılki 36’ya kıyasla büyük bir artışa ve olumlu gidişata işaret etmektedir.
Raporun 2023’teki lansmanından bu yana öne çıkan performans sergileyen Güney Kore de yükselişini sürdürmektedir. Güney Kore, bu yıl eklenen 5 teknoloji de dahil olmak üzere 32 teknolojide ilk 5’te yer almaktadır. Güney Kore, enerji için hidrojen ve amonyak alanlarında ABD’nin yerini alarak ikinci sıraya yükselmiştir. Buna karşılık, Japonya bir zamanlar 8 teknolojide ilk 5’te yer alırken, şimdi sadece 4 teknolojide bu pozisyonunu korumaktadır. Hindistan da önemli bir ivme göstererek, 50 teknoloji alanında araştırma çalışmalarında ilk 5 ülke arasına girmiştir (geçen yıl bu sayı 43’tü). Hindistan, ayrıca 5 teknoloji alanında ABD’yi geride bırakarak ikinci sıraya yükselmiştir. Singapur, yalnızca 2 teknolojide araştırma alanında ilk 5 ülke arasında yer almasına rağmen, kurumları birçok büyük devletten daha iyi performans göstermektedir. Nanyang Teknoloji Üniversitesi, genişletilmiş gerçeklikte küresel liderdir ve 14 teknolojide ilk 10’da yer alarak bazı Çin üniversiteleri dışındaki en güçlü kurum olmaktadır.
Ortadoğu coğrafyasında, İran, 8 teknolojide ilk 5 arasında yer almaya devam ederken, süper kapasitörler alanında ilk 5’ten düşmüştür. İran’ın en güçlü bilimsel-teknolojik kurumu ise Tahran’daki İslami Azad Üniversitesi’dir. Suudi Arabistan, son dönemde ciddi ilerleme kaydederek 5 teknolojide ilk 5’e girmiş ve bilhassa Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, bilgi ve iletişim teknolojisinin 3 alanında ilk 10 kurum arasında yer almıştır. Bu da, ekonomik kaynak ayrıldığında bilimsel araştırmaların gelişebildiğinin somut bir ispatıdır. Bu bağlamda, ABD'deki Donald Trump yönetiminin üniversitelerin ödeneklerini kesme konusundaki tavrı ise, kuşkusuz, en büyük zararı ABD'ye vermektedir.
Sonuç
Raporun sonuçları net bir mesajı pekiştirmektedir: Dünya genelindeki hükümetlerin, özellikle de bir ülkenin diğerlerine göre giderek daha fazla kritik alanda öne geçmeye devam ettiği bir dönemde, gelecekteki stratejik bağımlılıklardan kaçınmak için araştırma ve teknolojiye yatırımlarını ciddi ölçüde arttırmaları gerekmektedir. Araştırma liderliğinin gidişatı son 2 yıldır oldukça istikrarlı kalmıştır; bu da, kademeli veya marjinal politika düzenlemelerinin dengeyi değiştirmek için yetersiz olduğunu göstermektedir. Ortaklar ve müttefikler için, topluca önde kalmak için daha fazla yatırım ve daha koordineli ve iddialı iş birliği çabalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Devletler, sadece askeri harcamalarını değil, asıl bu alanı da etkileyecek olan bilimsel harcamalarını geliştirmeli ve güçlendirmelidirler. Zira öbür türlü bir ilerleme, daha ziyade dışa bağımlılık sarmalını geliştirecektir. Ne yazık ki Türkiye ise raporun hiçbir yerinde yer almamakta ve bilim-teknoloji alanında oldukça geride kalan bir görüntü sergilemektedir. Bu, ülkemizde bazı hususların iyi planlanamadığının net bir ispatı olmuştur...
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ
DİPNOTLAR
[1] Web sitesi için; https://www.aspi.org.au/.
[2] Bakınız; https://www.aspi.org.au/programs/critical-technology-tracker/.





