Giriş
2026 ABD/İsrail-İran Savaşı'nda İran İslam Cumhuriyeti'nin üst düzey dini/siyasi ve askeri liderlerini öldürmesine ve ülkenin deniz ve hava kuvvetlerini ciddi anlamda tahrip etmesine rağmen, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı geçişe kapatması sonucunda tetiklenen yüksek enerji fiyatları ve çeşitli metalardaki arz krizine dayalı küresel ekonomik kriz nedeniyle küresel liderliği yara alan ABD'deki Cumhuriyetçi Donald Trump yönetimi, bu sorunu çözmek için bugün itibariyle hareket geçiyor. Bu yazıda, Başkan Trump'ın dün açıkladığı ve Hürmüz Boğazı krizini çözmeyi amaçlayan "Özgürlük Projesi" (Project Freedom) operasyonu hakkında bilinenler özetlenecektir.
Trump'ın sosyal medyadan ilan ettiği 'Özgürlük Projesi' operasyonu
45. ve 47. ABD Başkanı Donald Trump, dün (3 Mayıs 2026) Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla, 'Özgürlük Projesi' adını verdiği Hürmüz Boğazı operasyonu hakkında ilk kez bilgi verdi. Trump, popüler sosyal medya platformundan duyurduğu operasyon hakkında şunları yazdı: "Dünyanın dört bir yanından, neredeyse tamamı Ortadoğu'da, açıkça ve şiddet ortamında devam eden anlaşmazlığa dahil olmayan ülkeler, Hürmüz Boğazı'nda kilitli kalan gemilerinin serbest bırakılması için Amerika Birleşik Devletleri'nden yardım istediler. Bu ülkeler, tamamen tarafsız ve masum seyircilerdir! İran, Ortadoğu ve Amerika Birleşik Devletleri'nin iyiliği için, bu ülkelere gemilerini bu kısıtlı su yollarından güvenli bir şekilde çıkaracağımızı ve işlerine özgürce ve verimli bir şekilde devam edebileceklerini söyledik. Tekrar ediyorum, bunlar Ortadoğu'da şu anda yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan, dünyanın farklı bölgelerinden gelen gemilerdir. Temsilcilerime, gemilerini ve mürettebatlarını boğazdan güvenli bir şekilde çıkarmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı bildirmelerini söyledim. Her durumda, bölge, seyrüsefer ve diğer her şey için güvenli hale gelene kadar geri dönmeyeceklerini söylediler. Bu süreç, yani 'Özgürlük Projesi', Ortadoğu saatiyle Pazartesi sabahı başlayacak. Temsilcilerimin İran devletiyle çok olumlu görüşmeler yaptığının ve bu görüşmelerin herkes için çok olumlu sonuçlar doğurabileceğinin tamamen farkındayım. Bu harekâtın amacı, hiçbir yanlış yapmamış olan insanları, şirketleri ve ülkeleri özgürleştirmektir; onlar koşulların kurbanıdır. Bu, Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu ülkeleri ve özellikle de İran adına insani bir jesttir. Bu gemilerin birçoğunda yiyecek ve büyük mürettebatın sağlıklı ve hijyenik bir şekilde gemide kalması için gerekli olan her şey azalmaktadır. Bunun, son birkaç aydır çok yoğun bir şekilde mücadele eden herkes adına iyi niyet göstermede büyük bir adım olacağını düşünüyorum. Eğer bu insani süreç herhangi bir şekilde engellenirse, bu müdahale maalesef güçlü bir şekilde ele alınmak zorunda kalacaktır. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!".
Başkan Trump, bu açıklamasıyla 'Özgürlük Projesi' operasyonunun yakında başlatılacağını ilan ederken, açıklamada birkaç husus dikkati çekti. Öncelikle, operasyonun amacı Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve bölgenin mayınlanması nedeniyle Basra Körfezi'nde mahsur kalan yüzlerce ticari gemi ve mürettabatının kurtarılması olarak ilan edilmiştir. Bu yönüyle, Başkan Trump'ın ifadesiyle, bu süreç bir askeri saldırı planından ziyade insani bir kurtarma girişimidir. İkinci olarak, bu sürece İran veya başka bir ülkeden engeller çıkarılması durumunda, Başkan Trump'a göre, güçlü bir karşılık verilecektir. Bu anlamda, ABD Silahlı Kuvvetleri'nin, kurtarma operasyonunun engellenmesi durumunda, Başkan'ın emriyle İran'a yeni saldırılar yapması beklenebilir. Üçüncü olarak, Başkan Trump'a göre, ABD-İran ateşkes ve barış müzakereleri iyi gitmekte ve ilerlemektedir. Bu yönüyle, Trump'ın sözlerinden, bu sürecin ateşkes ve barış müzakerelerine engel teşkil etmek amacıyla başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bu operasyona İran'ın destek verip vermediği Başkan'ın açıklamalarından anlaşılmamaktadır. Dördüncü olarak, Trump, bu sürecin birçok ülkenin talebiyle başlatıldığını iddia etmektedir. Beşinci ve son olarak, Başkan Trump, bu operasyonun Pazartesi günü başlayacağını belirtmiştir.
Operasyonun kapsamı ve amaçları
'Özgürlük Projesi' adlı ABD menşeli operasyon; güdümlü füze destroyerleri, 100'den fazla hava aracı (kara ve deniz tabanlı), insansız platformlar ve yaklaşık 15.000 askeri personelin desteğiyle yürütülecektir. Operasyonun amacı, Hürmüz Boğazı'ndaki "trafik birikimini yönetmek" ve özellikle gıda gibi temel ihtiyaçları azalan "tarafsız ve masum yabancı gemilere rehberlik ederek güvenli çıkışlarını sağlamak"tır. Operasyon, Trump tarafından bölgedeki çatışmadan etkilenen ülkelere yönelik bir "insani jest" olarak tanımlamıştır. Basın-yayın organları, bölgede yaklaşık 2.000 gemi ve 20.000 mürettabatın mahsur kaldığını yazmaktadır. Operasyon, daha önce duyurulan ve diplomatik eylem ile askeri koordinasyonu birleştirmeyi amaçlayan "Maritime Freedom Construct" (Deniz Özgürlüğü Yapılanması) girişimiyle desteklenmektedir.
İran'ın tepkisi
Açıklama sonrasında gözler İran'a çevrilirken, İranlı milletvekili ve İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı İbrahim Azizi (Ebrahim Azizi), ABD'nin Hürmüz Boğazı'na herhangi bir müdahalesinin mevcut "ateşkesin ihlali" olarak değerlendirileceğini söyledi. İran Silahlı Kuvvetleri ise ABD donanmasını Hürmüz Boğazı'na girmemesi konusunda uyararak, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin “İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin elinde” olduğunu ve “herhangi bir durumda güvenli geçiş ve seyrüseferin silahlı kuvvetlerle koordinasyon içinde gerçekleştirilmesi” gerektiğini açıkladı.
Operasyon nasıl icra edilecek?
ABD basınından Axios platformunun Barak Ravid imzalı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın, 2026 ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle gemi trafiğinin sert şekilde düştüğü Hürmüz Boğazı'na ilişkin "Özgürlük Projesi" ele alınmış ve operasyonun nasıl icra edileceği analiz edilmiştir. Buna göre, iki Amerikalı yetkilinin verdiği bilgiler ışığında, bu yeni Hürmüz Boğazı girişiminin ticari gemilere eşlik edecek ABD Donanması gemilerini mutlaka içermeyeceği öngörülmektedir. Ancak yetkililerden biri, ABD Donanması gemilerinin, İran Ordusu'nun boğazdan geçen ticari gemilere saldırmasını önlemek için gerekirse "yakınlarda" bulunacağını söylemiştir. Yetkililer, ABD Donanması'nın, ticari gemilere, özellikle İran Ordusu tarafından mayın döşenmemiş rotaların kullanılması söz konusu olduğunda, boğazdaki en iyi deniz rotaları hakkında bilgi sağlayacağını da iletmişlerdir.
Bu bilgiler doğrultusunda, bölgede konuşlu ABD Donanması ve Ordusu'nun ticari gemilerin bölgeden çıkışı konusunda beklemede olacağı ve gemilere daha ziyade rota konusunda teknik destek sağlayacağı anlaşılmaktadır. Ancak ABD Ordusu, bu süreçte İran'a yönelik doğrudan bir müdahaleyi planlamamaktadır. ABD Donanması ve diğer ordu bileşenleri, ancak İran'dan bu gemilere yönelik bir saldırı gerçekleşirse müdahale edecek ve Başkan Trump'ın ifadesine göre bu müdahale oldukça sert olacaktır.
Sonuç
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle küresel ekonomide yaşanan zorluklar, Başkan Trump ve ABD'yi harekete geçmeye zorlamış ve bu ortamda 'Özgürlük Projesi' operasyonu gündeme gelmiştir. Bu operasyon, İran tarafından bir saldırı gelmezse, başarıyla icra edilebilir ve bölgede mahsur kalan gemileri ve içerisindeki denizcileri kurtarabilir. Bu sayede, ABD küresel güç olarak bir başarı kazanacak, İran rejimi de Batı kamuoyunda sürekli şeytanlaştırılan kötü adam olmaktan kurtulabilecektir. Böyle bir ortamda taraflar arasındaki ateşkes ve barış müzakerelerinin de hızlanması beklenebilir. Ancak bu süreçte İran'dan ticari gemilere yönelik bir saldırı yaşanırsa, savaşın yeniden şiddetli bir şekilde yeniden başlaması da ihtimal dahilindedir. Bu nedenle, operasyonun başlayacağı önümüzdeki saatler son derece kritiktir.
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ






