Giriş
Brezilya’da 25 Ekim 2026’da yapılan Cumhurbaşkanlığı/Devlet Başkanlığı seçiminin ikinci turunda, görevdeki Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Liberal Parti (PL) adayı Flávio Bolsonaro’yu geride bırakarak yeniden seçildi. Yüksek Seçim Mahkemesi’nin (Tribunal Superior Eleitoral – TSE) açıkladığı sonuçlara göre; Lula geçerli oyların yüzde 51,79’unu (64.256.232 oy), Bolsonaro ise yüzde 48,21’ini (59.826.041 oy) aldı. Yaklaşık 4,43 milyon oyluk fark, son derece kutuplaşmış bir yarışta Lula’ya yeni bir dönem daha (4. dönemi olacak) kazandırdı. Katılımın yaklaşık 128,2 milyon kişiye ulaştığı seçimlerde, sandığa gitmeme oranı ise yüzde 19,2 civarındaydı.[1] Bu bağlamda, seçime katılım oranı yüzde 80,8 düzeyinde oldu.
Sonucun en dikkat çekici yönü, ilk turda ikinci sırada kalan Lula’nın ikinci turda yarışı tersine çevirmesidir. Hatırlanacak olursa, 4 Ekim’deki ilk turda Flávio Bolsonaro yüzde 47,03, Lula ise yüzde 45,16 oy almıştı. İlk turdaki yaklaşık 1,87 puanlık Bolsonaro üstünlüğü, ikinci turda Lula lehine yaklaşık 3,58 puanlık farka dönüştü. Böylece, seçim, yalnızca iki adayın kişisel rekabeti olmaktan çıkarak, Brezilya toplumundaki ideolojik ayrışmaların, ekonomik beklentilerin ve ülkenin uluslararası yönelimine ilişkin tercihlerin sınandığı bir mücadeleye dönüştü.[2]
İlk Turdan İkinci Tura: Rüzgarın Tersine Dönmesi
İlk tur, Lula’nın uzun siyasi kariyerine ve görevdeki başkanlık avantajına rağmen, seçmenlerin önemli bir bölümünün değişim talebini sürdürdüğünü gösterdi. Flávio Bolsonaro’nun ilk turdaki üstünlüğü, babası Jair Bolsonaro’nun kurduğu sağ seçmen koalisyonunu devralabilmesi, güvenlik ve ekonomik yönetim konularını kampanyanın merkezine yerleştirmesi ve iktidara yönelik memnuniyetsizlikten yararlanmasıyla ilişkilendirilebilir. Bununla birlikte, ilk turda hiçbir aday geçerli oyların yarısından fazlasını alamadığı için, yarışın sonucu, diğer adayların seçmenleriyle sandığa gitmeyenlerin ikinci turdaki davranışına bağlı hâle geldi.[2][3]
İkinci turda Lula’nın oy oranını yüzde 45,16’dan yüzde 51,79’a yükseltmesi, deneyimli solcu siyasetçinin ilk turda kendisine oy vermeyen seçmenlerin bir bölümünü kazanabildiğini veya ikinci turda kendi seçmen tabanını daha yüksek oranda sandığa taşıyabildiğini düşündürüyor. Ancak elbette bunun için seçim sonuçlarının detaylı olarak incelenmesi gerekir. Seçim sonuçları, bu nedenle yalnızca “Lula geri döndü” biçiminde değil, iki büyük siyasi kampın da ülke çapında geniş bir toplumsal karşılığa sahip olduğunu gösteren veriler olarak okunmalıdır.
Grafik 1. İlk ve ikinci turda adayların geçerli oy oranları
Kaynak: Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE)
Bir diğer husus ise, ilk turdaki Kongre sonuçları da düşünüldüğünde, Lula'nın kişisel başarısıdır. Bugün Brezilya'daki diğer tüm siyasetçilerin çok önünde, marka bir isim olan Lula, sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde, hem kişisel bir zafer kazanmış, hem doğru vaatlerle ikinci turda seçmeni ikna edebilmiş, hem de Brezilya seçmeninde "demokrasi elden gidecek" korkusunu doğru motiflerle tetikleyebilmiştir. Zira Kongre'de bir sağ/aşırı sağ olduğu düzlemde Bolsonaro'nun Başkanlığı, Brezilya'yı çok daha sert ve beklenmedik bir çizgiye sürükleyebilirdi. Brezilyalı seçmenler, bu nedenle Lula'yı belki de demokrasiyi korumak adına da ikinci turda daha yoğun şekilde desteklediler.
Kutuplaşma ve İki Farklı Siyasal Teklif
Lula’nın kampanyası, sosyal koruma, istihdam, reel ücretlerin artırılması, eğitim yatırımları ve kamu desteklerinin sürdürülmesi üzerine kurulmuştu. Bilhassa "Bolsa Família" gibi gelir desteği programları ile eğitim ve sağlık alanındaki kamu uygulamaları, düşük gelirli kesimlere yönelik mesajın temel unsurlarıydı. Lula, ayrıca deneyimini ve demokratik kurumların korunmasına ilişkin söylemini öne çıkardı. Bu yaklaşım, ekonomik güvenceyi ve sosyal devletin devamını önemseyen seçmenleri bir arada tutmayı amaçladı.[3]
Flávio Bolsonaro ise güvenlik politikalarının sertleştirilmesi, vergi yükünün azaltılması, bürokrasinin küçültülmesi ve özel sektörün hareket alanının genişletilmesi gibi başlıkları öne çıkardı. Aynı zamanda, Bolsa Família ve bazı sosyal programların devam edeceğini söylemesi, sağ seçmen tabanını koruma ve düşük gelirli seçmenleri ürkütmeme çabasına işaret ediyordu. Bu vaatler arasında mali bir gerilim de vardı: vergi indirimleri ve kamu harcamalarının kısılması hedeflerinin, sosyal programların sürdürülmesi ve bütçe dengelerinin korunmasıyla nasıl bağdaştırılacağı, kampanyanın temel politika sorularından biriydi.[3]
Bu çerçevede, seçim, basitçe devlet müdahalesi ile serbest piyasa arasında bir tercih olarak görülmemelidir. Her iki kampanya da sosyal harcamalar ve ekonomik büyüme konularına farklı ağırlık verse de, seçmenlere güvenlik, yaşam maliyeti ve kamu hizmetleri hakkında yanıtlar sunmak zorundaydı. Yaklaşık yüzde 48’lik oy oranı, Bolsonaro hareketinin Lula’nın zaferine rağmen güçlü bir siyasi aktör olarak kaldığını ortaya koyuyor. Lula'nın ilerleyen yaşı da düşünüldüğünde, Brezilya'da sol siyasetin yeni yıldızlar yaratması gerektiği kesin. Yoksa bir sonraki seçimde sağın/aşırı sağın zaferi kesinleşecektir. Dolayısıyla, sonuç, ülkedeki siyasi kutuplaşmanın sona erdiği anlamına gelmiyor; aksine, yeni dönemde hükümetin toplumsal uzlaşma kurma kapasitesini ve muhalefetin parlamentodaki etkisini daha da önemli hâle getiriyor.
Kurumlar, Katılım ve Yönetilebilirlik
TSE’nin açıkladığı verilere göre, ikinci turda sandığa gitmeme oranı yaklaşık yüzde 19,2 ile ilk turdaki yüzde 21,08’in altında kaldı. Bu durum, iki aday arasındaki rekabetin seçmenleri bu defa biraz daha yoğun şekilde sandığa yönelttiğine işaret edebilir. Seçim gününde bazı bölgelerde ulaşım ve oy verme saatlerinin uzatılması gibi lojistik sorunlar da gündeme geldi. TSE, oylama sürecine ilişkin değerlendirmesinde bu meselelerin ele alınması gerektiğini belirtirken, sonucu resmî olarak duyurdu.[1]
Bununla birlikte, seçim gecesi yaşanan tartışmalar ve Bolsonaro cephesinden gelen itirazlar, seçim yönetimine duyulan güvenin ve sonuçların kabulünün Brezilya siyasetinde önemini koruduğunu gösteriyor. Zira demokratik istikrar, yalnızca oyların sayılmasıyla değil, siyasi aktörlerin hukuki itiraz yollarını kullanırken kurumsal sürece bağlı kalmasıyla da ilişkilidir. Lula’nın yeni döneminde, kendisine oy vermeyen seçmenlerin kaygılarını dikkate alması ve kurumlara duyulan güveni güçlendirmesi, siyasi gerilimi yönetmek açısından kritik olacaktır.
Dış Politika: ABD, Çin ve BRICS Dengesi
Brezilya’nın dış politika yönelimi de seçim kampanyasının en önemli konularından birisiydi. Lula, BRICS+ içindeki iş birliğini ve Çin’le ekonomik ilişkileri geliştirmeyi savunurken, ABD yönetimi (Başkan Donald Trump) ile doğrudan ve maliyetli bir çatışmadan kaçınan dengeli bir diplomatik çizgi izledi. Bolsonaro ailesinin siyasi söylemi ise ABD’deki muhafazakâr ve sağ popülist hareketlerle benzerlikler taşıyordu. Nitekim Trump'ın Bolsonaro ailesine destek verdiği de biliniyordu. Bununla birlikte, bu benzerlikler tek başına belirli bir dış politika kararının alınacağını kanıtlamaz; ticaret, yatırım, teknoloji ve güvenlik çıkarları Brezilya’nın hareket alanını sınırlamaya devam edecektir.[3][4] Bu bağlamda, Brezilya, hem Batı (ABD), hem de Doğu (BRICS+) ile ilişkilerini özellikle ekonomik alanda sürdürmeye devam edecektir.
Lula’nın yeniden seçilmesi ise, Brezilya’nın çok yönlü diplomasi, BRICS’le ilişkilerini geliştirme ve "Küresel Güney"in liderliğini yapma çabalarını güçlendirecektir. Zira daha ABD odaklı olan Bolsonaro'dan farklı olarak, Lula, anti-emperyalist ve sol duruşunu dış politikaya da yansıtan bir liderdir. Ancak ülkenin ekonomik büyüme, kamu maliyesi, Amazon Ormanlarının korunması ve dış ticaret alanlarındaki ihtiyaçları, ideolojik tercihlerden bağımsız olarak daha pragmatik ilişkileri zorunlu kılacaktır. Bu nedenle, yeni dönemin dış politikasını yalnızca “ABD’ye yakınlık” veya “Çin’e yakınlık” ikiliğiyle açıklamak yetersiz kalır; bunun yerine Brasilia’nın büyük güçler arasında manevra alanını koruma çabasının süreceği tezi daha açıklayıcı bir kavramsal çerçeve sunar.
Sonuç
Lula da Silva’nın ikinci tur zaferi, Brezilya’da solun toplumsal tabanını koruduğunu ve ilk turda oluşan sağ üstünlüğün ikinci turda değişebileceğini gösterdi. TSE’nin açıkladığı yüzde 51,79’a karşı yüzde 48,21’lik sonuç, Lula’ya yeni bir dönem için demokratik meşruiyet sağlarken, Flávio Bolsonaro’nun yüksek oy oranı da sağ popülist siyasetin kalıcı etkisini ortaya koyuyor. Bu nedenle, seçim, kutuplaşmanın çözülmesinden çok, iki büyük siyasi kamp arasındaki rekabetin yeni bir aşamaya girmesi olarak değerlendirilebilir.
Lula yönetiminin önündeki temel sınav; sosyal koruma ve istihdam vaatlerini mali sürdürülebilirlikle bağdaştırmak, güvenlik ve yaşam maliyeti konularında seçmenlerin kaygılarına yanıt vermek ve Kongre’de gerekli desteği sağlamaktır. Ancak ilk tur Başkanlık seçimleriyle eşzamanlı olarak yapılan Kongre seçimlerinde sağın başarısı, Lula'nın Başkanlığının zor geçeceğini düşündürtmektedir. Dış politikada ise, Brezilya, Çin ve BRICS+ ile ilişkileri sürdürürken, ABD ve diğer Batılı büyük ortaklarla ekonomik iş birliklerini korumak, Brezilya’nın stratejik özerklik arayışının merkezindeki temel sorunsal olacaktır. Türkiye açısından da, Brezilya örneği, büyük ve kutuplaşmış demokrasilerde seçim sonuçlarının yalnızca adayların kişisel popülaritesiyle değil; sosyal politika, ekonomik beklentiler, kurumlara güven ve uluslararası konumlanma tartışmalarıyla birlikte şekillendiğini göstermektedir.
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ
KAYNAKÇA
[1] Tribunal Superior Eleitoral (TSE) (2026), “Presidente do TSE anuncia reeleição de Lula e faz balanço do 2º turno das Eleições 2026”, 26 Ekim 2026, https://www.tse.jus.br/comunicacao/noticias/2026/Outubro/presidente-do-tse-anuncia-reeleicao-de-lula-e-faz-balanco-do-2o-turno-das-eleicoes-2026.
[2] Tribunal Superior Eleitoral (TSE) (2026), “Flávio Bolsonaro (PL) e Lula (PT) vão disputar o 2º turno para a Presidência da República”, 5 Ekim 2026, https://www.tse.jus.br/comunicacao/noticias/2026/Outubro/flavio-bolsonaro-e-lula-vao-disputar-o-2o-turno-para-a-presidencia-da-republica.
[3] Ozan Örmeci (2026), “Brezilya’da Lula-Oğul Bolsonaro Düellosunda İkinci Tur Öncesi: Kutuplaşma, Vaatler ve Dış Etkiler”, Uluslararası Politika Akademisi, 15 Ekim 2026, https://politikaakademisi.org/2026/10/15/brezilyada-lula-ogul-bolsonaro-duellosunda-ikinci-tur-oncesi-kutuplasma-vaatler-ve-dis-etkiler/.
[4] Ozan Örmeci (2026), “Brezilya’da Başkanlık Seçiminin İlk Turda Galibi Yok!”, Uluslararası Politika Akademisi, 5 Ekim 2026, https://politikaakademisi.org/2026/10/05/brezilyada-baskanlik-seciminin-ilk-turda-galibi-yok/.
[5] Ozan Örmeci (2026), “2026 Brezilya Seçimleri”, Uluslararası Politika Akademisi, 5 Ağustos 2026, https://politikaakademisi.org/2026/08/05/2026-brezilya-secimleri/













