Giriş
21. yüzyılda iletişim ve ulaşım imkânlarının hızla artması, devletler ve toplumlar arası her türlü (siyasal, askeri, ekonomik, kültürel vs.) ilişkinin yoğunlaşması, gelişen internet ortamı ve sosyal medya platformlarının akıl almaz popülaritesi nedeniyle devletlerin de bazı faaliyetlerini (örneğin Türkiye'deki E-Devlet uygulaması) bu alana taşıması gibi sebeplerle stratejik açıdan çok önemli bir konu haline gelen siber güvenlik, son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi akademik araştırmalara konu olmaya başlamıştır. Bu yazıda, Gökhan Bayraktar'ın Siber Savaş ve Ulusal Güvenlik Stratejisi (2015) kitabı temelinde siber savaş olgusunu ve bunun ulusal güvenliğe etkilerini değerlendireceğim.
Siber Savaş ve Ulusal Güvenlik Stratejisi
Siber Güvenlik ve Siber Savaş: Terminolojik bir özet
Siber Güvenlik; bilgisayarları, ağları, programları ve hassas verileri kötü niyetli dijital saldırılardan, yetkisiz erişimlerden veya hasardan koruma sanatı veya uğraşı olarak tanımlanabilecek profesyonel faaliyetlere verilen genel isimdir. Bu alandaki ağ, bulut ve uygulama güvenliği gibi farklı unsurları içeren tüm savunma mekanizmaları için genel olarak kullanılan bir tabirdir. Bu noktada internet ortamında yer alan sistemlerin güvenlik açıklarını önlemek adına devletler, şirketler ve diğer kuruluşlar; güvenlik duvarı (firewall), şifreleme (encryption) ve çok faktörlü doğrulama (MFA) gibi çeşitli koruma yöntemlerini uygulamaktadır. Buna karşın, gerek diğer devletler, gerek terör örgütleri, gerekse de organize suç grupları ve sorunlu bireyler temelinde, günümüzde çok sayıda siber güvenlik riski yaşanmakta ve bu olaylara genel olarak siber saldırı adı verilmektedir. Keza birçok siber suç vakası da günümüzde dünyanın her ülkesinde yaşanabilmektedir.
Siber Savaş ise, klasik siber saldırı veya siber suç vakalarından farklı ve daha spesifik eylemler için kullanılan bir terimdir. Siber savaş, bir devletin ya da devlet destekli grupların başka bir ülkenin bilgisayar ağlarına, verilerine ve kritik altyapılarına zarar vermek veya bunları durdurmak için yaptığı dijital saldırılara verilen isimdir. Genelde birbirleriyle stratejik rekabet ve/veya husumet yaşayan devletler veya gruplar arasında yaşanan siber savaş, tarafların birbirlerinin bilgisayar sistemlerine ve ağlarına sızarak önemli bilgileri çalma, kritik altyapı sistemlerini bozma veya aksatmaya yönelik daha ciddi suçları içerir. Bu mânâda, siber savaş, geleneksel kara, deniz, hava ve günümüzde uzay boyutunun yanı sıra, savaşın 5. ve en az diğerleri kadar tehlikeli bir boyut oluşturur. Başta daha masum algılanabilse de, siber savaş, kritik altyapıları hedef alabilmesi, halkın günlük hayatını aksatabilmesi ve devletlere, halklara ve şirketlere ciddi ekonomik zarar vermesi bağlamında çok tehlikeli ve hayati bir meseledir.
Devletler, askeri operasyonlar, telekomünikasyon ve enerji tedariki gibi temel hizmetler için giderek daha fazla dijital sistemler ve internet ortamına bağımlı hale geldikçe, siber savaş tehdidi hükümetlerin ve güvenlik uzmanlarının ilgisini çekmiştir. Teknolojinin evrimi, devlet destekli ve başka bir ülkenin varlıklarını hedef alan siber suçlarda önemli bir artışa yol açmıştır ki, zamanla bu suçlar siber savaş eylemlerine de dönüşebilir. Siber savaşın tanımları konusunda tartışmalar mevcuttur; bazı uzmanlar bunun geleneksel savaşla yakından bağlantılı olması gerektiğini savunurken, diğerleri siber casusluk ve siber terörizmle örtüşmelerine dikkat çekmektedir.
DiLascio'ya göre, 2007'deki Estonya'ya yönelik siber saldırı ve Rusya'nın dahil olduğu çatışmalar sırasında yaşanan sonraki saldırılar gibi tarihi olaylar, siber savaşın karmaşıklığını ve etkilerini örnekleyen en önemli vakalardır. ABD askeri ve hükümet sistemlerinde yaşanan önemli ihlallerle vurgulanan saldırıların giderek artan karmaşıklığı, siber güvenlikte savunma ve saldırı stratejileri arasındaki süregelen tartışmayı ön plana çıkarmaktadır. Özellikle seçimlere müdahale ve siber operasyonların kritik rol oynadığı uluslararası çatışmalar gibi son olaylar ışığında, bazı siber faaliyetlerin savaş eylemi olarak sınıflandırılması tartışmalarını alevlendirmeye devam ediyor. Teknolojik gelişmeler çatışma ortamını şekillendirmeye devam ettikçe, siber savaşın sonuçları küresel güvenlik için önemli bir endişe kaynağı olmaya devam edecektir.
Bu noktada Gökhan Bayraktar'ın yaptığı (2015, s. 51) siber savaş-siber casusluk-siber terör- siber sabotaj kategorizasyonu faydalı olabilir:
| Tür | Motivasyon | Hedef Kitle | Yöntemler |
| Siber Savaş | Askeri, siyasi veya ekonomik fayda | Kritik bilgi sistem altyapıları, askeri bilgi sistemleri, devletler, kurumlar, şirketler | Siber taarruz yöntemlerinin kullanımı |
| Siber Casusluk | Kritik bilgi elde edilmesi, askeri ve ekonomik fayda | Askeri bilgi sistemleri, devletler, kurumlar, şirketler | Güvenlik açıklarının kullanımı |
| Siber Terör | Siyasi fayda | Devletler | Bilgisayar tabanlı şiddet ve tatmin |
| Siber Sabotaj | Ekonomik fayda ve kişisel tatmin | Devletler, kurumlar, şirketler | İnsan faktörünün kullanımı |
Siber Savaş-Klasik Savaş Farkları
Siber savaş eylemleri ile klasik savaş arasındaki farklılıkları araştıran Gökhan Bayraktar, bu konuda yazdığı kapsamlı eserinde şu hususlar üzerinde durmuştur (2015, ss. 48-50):
Saldırı kaynağı: Klasik savaşlarda saldırı kaynaklarını tespit etmek görece kolaydır. Ancak siber savaşlarda, saldırının nereden kaynaklandığını tespit etmek çok zor olabilir. Hatta hacker teknolojisi ileri devletler, saldırıları başka bir kaynaktan yapılmış gibi göstererek farklı devletlerin ilişkilerini dahi bozabilirler.
Hız: Her ne kadar savunma sanayiinde yaşanan göz kamaştırıcı ilerlemelerle füze, uçak vb. gibi çok hızlı saldırı silahları olsa da, ışık hızıyla gerçekleşen siber saldırı ve siber savaşlarla mücadele çok daha zordur.
Hasar tespiti: Klasik savaşlarda hasar tespitini yapmak görece kolay olurken, siber savaşlarda tüm sistem ve unsurların uğradığı zararların tespiti çoğu zaman imkânsızdır.
Silah sistemleri: Klasik savaşlarda bildiğimiz savunma sanayii üretimi silahlar kullanılırken, siber savaşlarda çipler, programlar, yazılımlar ve donanımlar kullanılarak daha farklı silah sistemleri kullanılmaktadır.
Teknoloji ihtiyacı: Klasik savaşlarda da artık ileri teknoloji ihtiyacı varken, yine de daha az gelişmiş devletler insan unsurunu kullanarak gelişmiş devletlere karşı başarı (ABD'nin Vietnam Savaşı'nı kaybetmesi vs.) gösterebilir. Siber savaşlarda ise bu durumun yaşanması daha zordur; çünkü az sayıda gelişmiş devletin sahip olduğu ileri teknoloji ürünü programlar, donanımlar ve yapay zekâ uygulamaları gibi unsurlar, teknolojik gelişim ve bunların sürdürülebileceği güçlü bir ekosistem gerektirdiğinden, bunu başarabilecek yeni devletlerin ortaya çıkması kolay değildir. Nitekim gelişmiş devletler, teknoloji transferi konusunda da her zaman cömert davranmayabilir.
Maliyet: Klasik savaşlar çok pahalı olabilmekte ve bu da gelişmiş devletlere zarar verebilmektedir. ABD'nin İran saldırıları nedeniyle uğradığı maddi zarar buna örnek gösterilebilir. Siber savaşlar ise görece daha ucuzdur; uygun koşullar oluşturulduğunda tek bir bilgisayarla bile ciddi saldırılar yapılabilir.
Etki: Klasik savaşlar çoğunlukla fiziksel alanda etkili olurken, siber savaşların temel etki alanı bilgi ve iletişim sistemleridir. Ancak bu sistemlerin toplumların hayatlarında önemli bir yeri olduğu için, siber savaşlar da artık insanlara ve devletlere fiziksel zarar verebilir hale gelmiştir.
Siber Terör
Siber terör; siyasi, dini veya ideolojik amaçlara ulaşmak için bilgisayar ve internet ağlarına yönelik, toplumsal korku ve panik yaratan zarar verici dijital saldırılardır. Genelde bir ülkedeki siyasi ve sosyal mercilere, kişi veya kurumlara gözdağı vermek ve baskı kurmak amacıyla kritik bilgi sistemlerine yönelik olarak yapılır. T.C. İçişleri Bakanlığı'na göre (2022), siber uzamı hedef alan ve toplumun hayatını aksatacak fiziki veya dijital sonuçlar doğuran eylemlerdir. Maddi kazanç hedefleyen siber suçlardan farklı olarak, korku ve kaos yaratmayı amaçlar. Siber terör eylemlerin genel karakteristiği ise şöyle sıralanmıştır:
- Toplumda güvensizlik ve panik havası yaratır.
- Elektrik, su, sağlık ve ulaşım gibi kritik altyapıları hedef alır.
- Eylemler genellikle sessiz ve görünmez başlar.
Klasik terör eylemleri ile siber terör eylemleri kıyaslandığında, şu farklılıklar (Bayraktar, 2015: ss. 77-78) ön plana çıkar:
Kullanılan araçlar: Klasik terörde silah ve bomba gibi araçlar kullanılırken, siber terör eylemlerinde çipler, bilgisayarlar, donanımlar ve yazılımlar gibi farklı cihazlar kullanılır.
Amaç: Klasik terör eylemleri, genelde siyasi bir mesajı iletmek için bir araç olarak kullanılır. Terör eylemi yapan grubun belirli siyasi amaçları vardır. Siber terörde ise bazı siyasi amaçlar olabileceği gibi, hasım bellenen devlet ve topluma yönelik toptan zarar verme güdüsü de etkili olabilir.
Etki alanı: Klasik terör, genelde saldırının yapıldığı alanla sınırlı olurken, siber terörde ulusal, hatta uluslararası çapta etkiler yaratılabilir.
Karşılaşılan risk: Klasik terörde, teröristler yaşamsal risk altında eylem yaparken, siber terör eylemleri, özellikle de gizleme yöntemleri kullanıldığında, herhangi bir ciddi risk içermeyebilir.
Denetim: Klasik terörle etkin denetim yöntemleriyle mücadele etmek nispeten daha kolaydır. Terörün yuvalandığı alanların tespiti, teröre destek veren kişilerin cezalandırılması ve halkın bilinçlendirilmesi vb. yöntemlerle, devletler, terörün fiziki boyutuyla -eğer hareket çok toplumsal bir temele dayanmıyorsa- rahatlıkla başedebilirler. Ancak siber terörün zorluğu, teröristleri tespit etmenin ve onlarla mücadele etmenin zorluğudur. Bu nedenle, siber terörizmle mücadele konusunda devletlerin bir atılım yapması gerekir.
Uygulanacak ceza: Klasik terör eylemlerinde uygulanacak ceza önceden öngörülmüş ve belirlidir. Özel durumlarda, devletler, terör örgütlerini tasfiye etmek için çeşitli özel düzenlemelerle terörün kökünü kazıma yolunda bazı stratejik adımlar da (örneğin, Türkiye'nin PKK'nın tasfiyesi için yeni çıkardığı çerçeve yasa vsb.) atabilirler. Siber terörde ise, temel zorluklardan biri, suçun niteliğine göre uygulanacak cezanın daha belirsiz, hatta bu konuda henüz yasal düzenleme yapmayan ülkelerde belirsiz olabilmesidir.
Siber Savaş Yöntemleri
Siber savaş yöntemlerinde sıklıkla kullanılan temel yöntemler şunlardır (Bayraktar, 2015: ss. 83-95):
1-) Kötücül yazılımlar: Siber suçların veya saldırıların en yaygın yöntemlerinden biridir. Siber savaş ve siber terör eylemlerinde de sıkça kullanılır. Buradaki temel mantık, gizlice hedef alınan sisteme kötücül yazılımların yerleştirilerek buradan bilgi sızdırılması veya virüs bulaştırılarak sistemin zarara uğratılmasıdır. Birçok farklı alt türü bulunmaktadır.
Bilgisayar virüsleri:Bilgisayar virüsleri, kendi kendini çoğaltabilen ve başka bilgisayarlara bulaşarak onları da etkileyen zararlı yazılımlardır. Kötücül yazılımların en sık kullanılan örneklerinden biridir. Virüslerle mücadele için anti-virüs ve koruma programları da mevcuttur.
Kurtçuk (worms): Bilgisayarların açık ve zayıf noktalarını kullanarak bilgisayardan bilgisayara kendi kopyalarını gönderebilen zararlı yazılımlardır. Virüsten farkı, başka bir dosya ya da programa ihtiyaç duymadan ağ üzerinde dolaşabilmesidir.
Truva atı: Antik Yunan mitolojisindeki "Trojan Horse" vakasından ismini alan truva atları, bir bilgisayara kullanıcının haberi olmadan kötü amaçla yerleştirilen gizli programlara verilen genel isimdir. Bu şekilde, gizli bilgiler edinilebildiği gibi, bilgisayarlara zarar da verilebilmektedir.
Tavşanlar (rabbits): Girdikleri sistem içerisinde sürekli ve hızla çoğalan, yerleştiği bilişim sisteminin belleğini ve diskteki alanı koloni kurmak suretiyle dolduran, sisteme sürekli gereksiz komutlar göndermek suretiyle yavaşlatan ve sonunda durma noktasına getiren yazılımlardır.
Mantık bombaları: Truva atının bir türüdür. Zararsız bir yazılım görünümü ile sisteme girer ve normal şekilde çalışarak herhangi bir zarar verici işlemde bulunmaz. Ancak belirli bir zamanda, bir olayla veya kullanıcı tarafından gerçekleştirilen bir işlemle tetiklenir ve önceden üretilen virüsü veya ağ solucanını etkinleştirir.
Bukalemun (chameleon):Bir tür Truva atı yazılımdır. Programın özelliklerini taklit edebilen ve bu sayede girdiği ssitemdeki verileri kopyalayıp gizli bir şekilde saklayabilen programlardır. Siber espiyonaj (siber casusluk) faaliyetlerinde sıklıkla kullanılır.
Klavye izleme (key logger): Bütün klavye hareketlerini izleyen ve kaydeden programlardır. Bu şekilde kredi kartı bilgileri veya kullanıcı bilgileri gibi kritik bilgiler toplanarak terör veya suç eylemleri gerçekleştirilebilir.
Casus yazılımlar (spyware): Kişinin bilgisi dışında bilgi sistemlerindeki bilgileri toplayan, ayarları değiştiren ve haberleşme hızını azaltarak iletişimi zorlaştıran kötücül yazılımlardır.
İstem dışı gönderilen ticari tanıtımlar (adware): Kişilerin bilgilerini, internetteki sörf alışkanlıklarını vb. toplayan ve bunları gizlice firmalara ya da devletlere satan zararlı yazılımlardır.
2-) Mikroçipler: Yazılımlarda olduğu gibi donanımların da rahatlıkla kendinden beklenen fonksiyonun dışında, son kullanıcının bilmediği bir veya birden fazla fonksiyonu yapacak şekilde tasarlanması mümkündür. Bunun için belirli bir fonksiyon için üretilmiş entegre devrelere ilave fonksiyonlar kazandırılarak, bu haliyle kullanıldığı elektronik cihazlara monte edilebilir. Bu mikroçipler sayesinde üretici firmalar, her türlü elektronik cihazı siber tehditlere açık hale getirebilir; istenildiği zaman elektronik cihazlar kontrol altına alınabilir veya devre dışı bırakılabilir.
3-) Spam mailler: İstem dışı alınan elektronik postalar yani e-maillerdir. Bir fikrin propagandası, bir bilginin yayılması amacıyla çok sayıda kişiye yayılması amacıyla yollanır. Hem internet iletişimini yavaşlatır, hem de zaman kaybına neden olabilmektedir. Bilgi toplayabilen daha zararlı ve tehlikeli versiyonları da vardır.
4-) Servis dışı bırakma saldırıları: DoS (Denial of Service attack) saldırıları olarak da bilinen, aşırı miktarda hizmet talebinde bulunarak sunucunun istekleri yavaşlatmasına veya çökmesine neden olan siber saldırılardır. Sistemin bant genişliğini ve kaynaklarını tüketen bu saldırılar, "bot" veya "zombi" denilen bilgisayarlar aracılığıyla gerçekleştirilir.
5-) Eşzamansız saldırılar: Bu tür saldırılarda sistem tüm saldırılara eşzamanlı olarak cevap veremediğinde, sistemdeki bilgiler toplanabilmekte veya değiştirilebilmektedir.
6-) Süper darbe (super zapping): Bu tür programlar, bilgisayar sistemlerinde hatalar oluştuğunda sistemin kilitlenmesi ve çalışamaz hale gelmesi durumunda yeniden eski haline getirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bu tarz programlar, tüm güvenlik duvarlarını aşarak sistemi ilk haline döndürebilir. Ancak yanlış kişilerin elinde bir suç aracına da dönüşebilir.
7-) Kaynak kod istismarı (code exploit): Sistemde kullanılan tüm yazılımlarda var olabilecek ara bellek taşması (buffer overflow) ve şifreleme hataları gibi yazılım kusurları, bir bilgisayar sisteminin beklenmedik bir şekilde çalışmasına veya kontrolünün ele geçirilmesine neden olabilir. Bu şekilde bilgi toplanabildiği gibi, sistemlere yönelik bir güvensizlik ortamı da oluşabilmektedir.
8-) Veri aldatmacası (data diddling): Basit, güvenilir ve ortaya çıkarılması zor olduğu için en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Verinin bilişim sistemlerine girilirken değiştirilmesi yani yanlış veri girilmesi olarak tanımlanabilir.
9-) Çöpe dalma (scavenging): Değerli bilgilerin ele geçirilmesi için kullanılır. Toplama olarak adlandırılan bir siber suç türüdür.
10-) Web sayfası yönlendirmesi: Bir sayfanın, kullanıcının onayı olmadan başka bir sayfaya yönlendirilmesi esasına dayanır. Ancak bu şekilde kredi kartı bilgileri veya kullanıcı bilgileri gibi kritik bilgiler edinilerek, farklı siber suçlar da işlenebilmektedir.
11-) Yemleme (phishing): Dolandırıcılık amacıyla kişi veya kurumların hassas bilgilerini ele geçirmeye yönelik eylemdir. Bunun için çeşitli programlar ve yazılımlar kullanılmaktadır.
12-) Gizlice dinleme (sniffing/monitoring): Adı üzerinde, çeşitli yazılımlar kullanılarak kişilerin konuşmalarının gizlice dinlenmesi eylemidir.
13-) Hackleme (hacking): Çok sık kullanılan bir yöntem olup, web sayfalarının saldırılar sonucu kontrolünün el değiştirilmesi eylemlerine verilen genel isimdir. Bu tarz eylemlerde, saldırganlar, kendilerini yansıtan bazı slogan veya sembollere yer verirler.
Siber Savunma Yöntemleri
Siber saldırı ve tehditlere karşı, devletler, şirketler ve kişiler, kendilerini korumak adına çeşitli savunma yöntemleri (programları) kullanmaktadırlar. Siber savunma için kullanılan temel yazılımlar ise şunlardır:
Anti-virüs yazılımları: Virüs ve benzeri yazılımları etkisiz hale getirmek ve enfekte bilgisayarları temizlemek için kullanılan özel programlardır. Virüsler sürekli çoğaldığından ve ilerlediğinden, anti-virüs programlarının da sürekli olarak geliştirilmesi gerekmektedir.
Güvenlik duvarları: "Firewall" olarak bilinen güvenlik duvarları, bilgisayar ağlarını güvenli tutmaya yönelik sistemlerdir.
Network erişim kontrolleri: Farklı tipteki kullanıcılara farklı erişim yetkileri sağlayan yazılımlardır. Kullanıcıların ağa bağlanma yetkilerini belirleyen bu yazılımlar, ağdaki en alt seviyede olarak tanımlanan kullanıcıdan, en üst seviyedeki sistem yöneticisine kadar tüm kullanıcılar için belirlenmelidir.
Saldırı tespit ve önleme sistemleri: Siber saldırıları önceden belirleyebilmek için geliştirilmiş özel programlardır. Sistemlerin açık noktalarını bularak bunları güçlendirmeyi amaçlar.
Açıklık tarayıcı yazılımlar (vulnerability scanner): Sistem yöneticisi veya kullanıcı kaynaklı zayıflıkları belirlemek amacıyla kullanılan yazılımlardır.
Geçerli kullanıcı ve şifre yönetimi: Kullanıcıların sistem üzerindeki hak ve sorumluluklarını belirleyen ve yetki alanlarını düzenleyen sistemlerdir.
Sanal özel ağ (virtual private network/VPN): Bilgisayar ağları arasında gizli ve özel bilgi akışını sağlamaya yönelik tünelleme protokolleri ve güvenlik yazılımları kullanılarak oluşturulan özel veri hatlarıdır.
Kripto cihazları: Haberleşmeyi şifreli hale getiren özel programlar veya cihazlardır.
Tuzak sistemler (honeypot): Siber saldırıları tespit etmek için oluşturulmuş aldatıcı sistemlerdir.
Siber Saldırılarla Mücadelede Karşılaşılan Zorluklar
Siber saldırılarla mücadele ederken, devlet veya bireylerin karşılaştıkları zorlukları 3 ana başlıkta toplamak mümkündür:
A-) Teknik sorunlar: İnternette iz sürmenin zor olması, IP adresleri tespit edilse dahi bunun kişinin suçlu olduğuna dair kesin bir kanıt oluşturmaması, dahası IP klonlama sistemlerinin yaygın olması gibi sebeplerle, siber suçlarla mücadelede ciddi teknik zorluklar yaşanabilmektedir. Bu tarz olayların çok sık ve genelde küçük nitelikli olması da, adli birimlerin konuya ilgisizliğine neden olmaktadır.
B-) Hukuki sorunlar: Uluslararası sistemde bu konuda mutlak uzlaşı olmaması, devletlerin siber alanlarının tanımının yapılamaması, hukuki mevzuat ve altyapılardaki yetersizlikler, bu alandaki en ciddi meselelerdir.
C-) Uluslararası hukuki sorunlar: Devletler arasındaki sorunlar nedeniyle, siber suçlarla mücadelede iş birliği bir yana, çoğu zaman hasım devletler birbirlerine zarar veren gruplara destek olmaktadır. Bu konuda Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi gibi önemli bir belge olsa da, henüz tam bir iş birliği ortamı ve uyumlu mevzuat oluşturulamamıştır.
Siber Savaş ve Ulusal Güvenlik
Realist perspektifte ulusal güvenlik, her şeyin üzerinde tutulan en önemli konudur. Devletlerin anarşik uluslararası sistemde var olma amaçları güvenlikli kalabilmek ve ulusal çıkarlarını maksimize edebilmektir. Bu anlamda, Clausewitzçi bir yaklaşımla, siber alan da diğer mücadele alanları gibi politikanın farklı şekillerde yürütüldüğü bir ortamdır. Bu yüzden, devletler, güvenlikleştirilen bu alanda da daha fazla söz sahibi olmak ve alanı kontrol etmek istemektedirler. Bu, kuşkusuz siber suçlar ve tehditlerle mücadele açısından olumlu bir gelişme olacaktır.
Ancak devletlerin bu tür alanları tekellerine almalarına yönelik bazı eleştiriler de vardır. Bunun temel sebebi, özellikle demokratik olmayan devletlerde, bu yetkilerin genelde farklı düşünen ve hareket eden muhalif grupların gözetlenmesi ve cezalandırılması için hukuk-dışı şekilde kullanılması riskidir. Böyle bir durumda, devletler farklı düşünen herkesi tehdit gibi algılayarak onlara zarar vermeye çalışabilir ve eşit yurttaşlığın ötesinde, bazı vatandaşlarını sakıncalı olarak değerlendirilebilir. Bu yüzden, tüm konularda olduğu gibi, siber güvenlik alanında da ciddi hukuki düzenleme ve sınırlamaların getirilmesi şarttır. Bunun için de, insanların eğitilmesi ve gerekli mevzuatın çıkarılması gerekmektedir. Keza ilgili faaliyetler için profesyonel kurumların oluşturulması da bir diğer zaruriyettir.
Siber terör ve siber savaşlar konusunda ise, devletlerin bunlara yönelik hazırlık yapmaları, ilgili yeni askeri birimler oluşturmaları, klasik askeri mantığın ötesinde yeni şeylere açık ve hazırlıklı olmaları gereklidir. ABD, bu konuda oldukça gelişmiş bir ülke durumundayken, Türkiye'de de son yıllarda ciddi bir atılım söz konusudur.
Sonuç
Sonuç olarak, 21. yüzyılın en önemli konularından biri olacak olan siber güvenlik alanında daha fazla çalışma ve araştırma yapmak şarttır. Türkiye, bu konuda emin adımlarla ilerlemektedir. Ancak bu konuda üniversiteler ve düşünce kuruluşlarında yeni ve uzmanlaşma amacındaki özel birimlerin oluşturulması durumunda, kuşkusuz, ilerlemeler daha hızlı sağlanabilir.
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ
KAYNAKÇA
- Bayraktar, Gökhan (2015), Siber Savaş ve Ulusal Güvenlik Stratejisi, İstanbul: Yeniyüzyıl Yayınları.
- Bıçaklı, Salih (2013), 21. Yüzyılda Siber Güvenlik, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
- Cisco, "What is cybersecurity?", Erişim Tarihi: 20.08.2026, Erişim Adresi: https://www.cisco.com/site/us/en/learn/topics/security/what-is-cybersecurity.html.
- DiLascio, Tracey M. (2024), "Cyberwarfare: Overview", EBSCO, Erişim Tarihi: 20.08.2026, Erişim Adresi: https://www.ebsco.com/research-starters/political-science/cyberwarfare-overview.
- Fortinet, "Cyber Warfare: The Expanding Battlefield of Nation-State Cyber Threats", Erişim Tarihi: 20.08.2026, Erişim Adresi: https://www.fortinet.com/resources/cyberglossary/cyber-warfare.
- Kaspersky, "Siber güvenlik nedir? Tanım, türler ve ipuçları", Erişim Tarihi: 20.08.2026, Erişim Adresi: https://www.kaspersky.com.tr/resource-center/definitions/what-is-cyber-security.
- SAP (2026), "What is cyber security? A guide", Erişim Tarihi: 20.08.2026, Erişim Adresi: https://www.sap.com/sea/resources/what-is-cybersecurity.
- T.C. İçişleri Bakanlığı (2022), "Siber Terörizm Yeni Bir Terör Tehdidi ve Riskler", Erişim Tarihi: 20.08.202t6, Erişim Adresi: https://www.icisleri.gov.tr/icguvenlik/siber-terorizm-yeni-bir-teror-tehdidi-ve-riskler.
- TERAM, "Siber terörizm nedir?", Erişim Tarihi: 20.08.202t6, Erişim Adresi: https://www.teram.org/Pdf/91.
















