6 Şubat 2026 Cuma

Japonya'da Erken Seçim

 

Japonya’da geçtiğimiz yıl Ekim ayında Başbakanlık konumuna yükselen LDP’li milliyetçi-muhafazakâr siyasetçi Sanae Takaichi, partisinin 2024 seçimlerinde aldığı görece düşük oyu arttırmak adına, 8 Şubat 2026 tarihinde erken seçim yapılması kararı aldı.[1] Seçim, bu Pazar günü yapılacak ve anlaşılan LDP’nin daha güçlü bir hükümet kurmasına yardımcı olacak.

Ekim ayında Başbakan olduktan sonra Tayvan konusunda Çin’le yaşadığı sert polemik nedeniyle[2] zor günler geçiren Takaichi, buna karşın ABD Başkanı Donald Trump’la geliştirdiği yakın ilişkiler ve yapıcı diplomasiyle[3] ülkesinde popülaritesini korumayı başardı. 2024 seçimleri sonucunda hükümeti kurmak için gerekli olan 233 milletvekilinin altında kalan LDP[4], hatırlanacağı üzere Shigeru Ishiba Başbakanlığında Komeito Partisi desteğiyle bir tür azınlık hükümeti kurabilmişti. Ishiba’nın istifası sonrası başa geçen Takaichi ise, bu durumu düzeltmek adına kendisine destek vermeyen Komeito yerine Nippon Ishin no Kai (Japonya Yenilik Partisi) ile bir koalisyon hükümeti kurmuş ve 233 sayısına güçlükle ulaşmıştı.[5] Önceki seçim sonuçları doğrultusunda ana muhalefetteki Anayasal Demokrat Parti (CDP) önderliğinde kurulan Merkezci Reform İttifakı (Çuudou) ile diğer partilerin toplam sandalye sayısı ise 223'tü. Ancak bu durumu zayıf bir hükümet olarak değerlendiren Başbakan Takaichi, erken seçimle sandıktan güçlenerek çıkmayı umuyor.

Güncel bazı anket sonuçları[6], LDP ve Başbakan Takaichi’nin hakikaten de sandıktan yüzde 35-42 düzeyinde bir oyla ve güçlenerek çıkabileceğini gösteriyor. Asahi tarafından yapılan bir anket de[7], LDP’nin bu seçimde Nippon Ishin ile birlikte 300 sandalyeyi rahatlıkla bulabileceğini ortaya koyuyor. Nikkei kaynaklı bir haberde ise[8], LDP’nin daha da başarılı olacağı ve parlamentoda yüzde 60 gibi yüksek bir orana ulaşabileceği iddia ediliyor. Bu anlamda, Başbakan Takaichi ve LDP’nin seçim sonucunda iktidara daha güçlü bir şekilde gelebileceklerini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok.

Ama yıllardır yapısal sorunlar temelinde ekonomik büyüme sorunları olan ve yaşlanan nüfus ve ekonomik verimlilik sıkıntıları da olan Japonya’nın, son 25 yıldır bilimsel-teknolojik-ekonomik olarak çok hızlı yükselen Çin karşısındaki bu çabaları ne derece yeterli olacaktır bilemiyoruz. Zira ABD, Trump döneminde artık müttefiklerine veren değil, müttefiklerden alan bir devlet haline gelmiştir ki, bu da zaten son yıllarda birçok konuda Çin’in gerisinde kalan Japonya’nın daha da zayıflamasına neden olacaktır. Lakin siyasi istikrar, Çin’e karşı daha milliyetçi ve muhafazakâr bir iktidarın pekişmesi ve Tayvan konusunda daha şahin bir duruş sergilenmesi adına, kuşkusuz Takaichi ve LDP’nin sandıktan güçlenerek çıkması bir pansuman etkisi yapabilir. Yine de, bizce, güçlenen Çin’in uluslararası hukuka da uygun şekilde Tayvan’la birleşmesi er veya geç engellenemeyecek ve Japonya’nın bu düzene alışmakta yavaş kalması en çok kendisine zarar verecektir. Dileğimiz, Japonya'nın küreselleşmeci ve demokratik duruşuyla Çin'e alternatif bir model oluşturması ve bu rekabetten diğer ülke halklarının kazanmasıdır.

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

 

DİPNOTLAR

[1] https://www.cnbc.com/2026/02/06/japan-election-takaichi-ldp-landslide-polls-ldp-trump-innovation-party-nikkei.html.

[2] https://politikaakademisi.org/2025/11/17/japonya-cin-gerilimi-yeniden-artiyor/.

[3] https://politikaakademisi.org/2025/10/28/baskan-trumpin-asya-turu-ve-abdnin-siyasi-gelecegi/.

[4] https://politikaakademisi.org/2024/10/27/2024-japonya-genel-secimleri-ldp-guc-kaybetti/.

[5] https://www.haberler.com/ekonomi/japonya-erken-genel-secime-gidiyor-19543621-haberi/.

[6] https://en.wikipedia.org/wiki/Opinion_polling_for_the_2026_Japanese_general_election.

[7] https://www.asahi.com/ajw/articles/16325557.

[8] https://asia.nikkei.com/politics/japan-election/japan-s-ruling-parties-could-win-over-60-of-lower-house-nikkei-poll-shows.

Nouvel ouvrage scientifique du Professeur Dr Ozan Örmeci: La dynamique de la politique étrangère turque

 

Le nouvel ouvrage scientifique du professeur Ozan Örmeci, coordinateur général de l'Académie de politique internationale (UPA), intitulé « The Dynamics of Turkish Foreign Policy: Key Concepts and Strategic Approaches » (La dynamique de la politique étrangère turque : concepts clés et approches stratégiques), a été publié par la célèbre maison d'édition européenne Peter Lang. L'ouvrage de M. Örmeci, conçu comme un manuel d'enseignement sur la politique étrangère turque, compte 338 pages. La première partie de cet ouvrage en deux parties résume les travaux importants antérieurs sur la politique étrangère turque et fournit une revue de la littérature. La deuxième partie se concentre sur l'analyse de nombreux éléments de la politique étrangère turque et de points conformes aux opinions des experts turcs. Cette section couvre l'adhésion temporaire de la Turquie au Conseil de sécurité des Nations unies (2009-2010), le slogan et la politique « Le monde est plus grand que cinq », la politique de la Turquie en Méditerranée orientale, les relations entre la Turquie et les BRICS+, les relations turco-grecques, le processus d'adhésion de la Turquie à l'Union européenne (UE), les débats sur la normalisation dans la politique étrangère turque, les relations turco-américaines, le projet « Route du développement » et les relations entre la Turquie et l'Irak, les relations entre la Turquie et la Chine, le portefeuille du commerce extérieur de la Turquie, les relations entre la Turquie et Israël, ainsi que les relations entre la Turquie et l'Espagne et l'initiative « Alliance des civilisations ». Vous pouvez accéder à certaines sections du livre ainsi qu’aux liens de vente via les liens ci-dessous.


Table des matières

Page de l'auteur

Introduction

Conclusion


Pour acheter le livre ;

Amazon.com

Peter Lang

New Scientific Work by Prof. Dr. Ozan Örmeci: The Dynamics of Turkish Foreign Policy

 

The new scientific book by Prof. Dr. Ozan Örmeci, General Coordinator of the International Politics Academy (UPA), titled The Dynamics of Turkish Foreign Policy: Key Concepts and Strategic Approaches, has been published by the renowned European-based publishing house Peter Lang. Örmeci's work, prepared as a textbook for teaching Turkish Foreign Policy courses, is a comprehensive 338-page study. The first section of the two-part book summarizes important previous works on Turkish Foreign Policy and provides a literature review. The second part focuses on analysing various elements of Turkish foreign policy and points aligned with the views of Türkiye experts. This section covers Türkiye's temporary membership in the UN Security Council (2009-2010), the “The World is Bigger than Five” slogan and policy, Türkiye's Eastern Mediterranean policy, Türkiye-BRICS+ relations, Turkish-Greek relations, Türkiye's European Union (EU) membership process, normalization debates in Turkish Foreign Policy, Turkish-American relations, the Development Road Project and Türkiye-Iraq relations, Türkiye-China relations, Türkiye's foreign trade portfolio, Türkiye-Israel relations, and Türkiye-Spain relations and the Alliance of Civilizations initiative. You can access some sections of the book and sales links via the links below.


Table of Contents

Author Page

Introduction

Conclusion


To buy the book;

Amazon.com

Peter Lang

Prof. Dr. Ozan Örmeci'den Yeni Bilimsel Eser: The Dynamics of Turkish Foreign Policy


Uluslararası Politika Akademisi (UPA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ozan Örmeci'nin yeni bilimsel kitabı olan The Dynamics of Turkish Foreign Policy: Key Concepts and Strategic Approaches, Avrupa merkezli ünlü yayınevi Peter Lang tarafından yayımlandı. Örmeci'nin Türk Dış Politikası alanında okutulacak bir ders kitabı olarak hazırladığı eser, 338 sayfalık kapsamlı bir çalışma. 2 bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Türk Dış Politikası'na dair önceden yazılmış önemli çalışmalar özetlenerek literatür taraması yapılıyor. İkinci bölümde ise, Türk Dış Politikası'nın birçok farklı unsurunun analizi ve Türkiye uzmanlarının görüşleri doğrultusunda farklı noktalara odaklanılıyor. Bu bölümde, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği (2009-2010), "Dünya Beşten Büyüktür" söylemi ve politikası, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası, Türkiye-BRICS+ ilişkileri, Türk-Yunan ilişkileri, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik süreci, Türk Dış Politikası'nda normalleşme tartışmaları, Türk-Amerikan ilişkileri, Kalkınma Yolu Projesi ve Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye-Çin ilişkileri, Türkiye'nin dış ticaret portföyü, Türkiye-İsrail ilişkileri ve Türkiye-İspanya ilişkileri ve Medeniyetler İttifakı girişimi gibi konular değerlendiriliyor. Kitabın bazı bölümleri ve satış linklerine aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz. 


İçindekiler

Yazar sayfası

Önsöz

Sonuç


Kitabı satın almak için;

Amazon.com

Peter Lang

5 Şubat 2026 Perşembe

Trump-Şi Telefon Görüşmesi ve ABD-Çin İlişkilerinde Güncel Gelişmeler


Geçtiğimiz gün yayınlanan 21. Yüzyılda ABD-Çin Rekabeti adlı kitabımda[1] da anlatmaya çalıştığım üzere, çok kutupluluk yönelimli olarak şekillenen güncel dünya düzeninde, siyasi ve ekonomik olarak diğer devletlerin önünde daha güçlü konumda olan iki yegâne devlet Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin Halk Cumhuriyeti’dir (Çin). Bu iki devlete askeri olarak Rusya Federasyonu (Rusya) ve ekonomik olarak Avrupa Birliği (AB) gibi alternatif güç odaklarının meydan okumaları mümkünse de, yakın gelecekte bir küresel güce dönüşmesi muhtemel Hindistan dışında, 21. yüzyılın ilk yarısının iki süper güç adayının Washington ve Pekin olduğu ve uluslararası siyaset ve küresel trendlerin daha ziyade bu iki devletin ilişkileri çerçevesinde şekilleneceği ortadadır. Bu bağlamda, ABD-Çin ilişkilerinde yaşanan her gelişme, küresel ekonomi ve siyaset adına önemlidir. İşte bu yazıda, önceki gün ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le yaptığı telefon görüşmesinden basına sızan bilgiler özetlenerek yorumlanacaktır.

Sarmal Kitabevi tarafından basılan “21. Yüzyılda ABD-Çin Rekabeti” adlı yeni eserim

Epstein skandalı” nedeniyle ülkesinde zor günler yaşayan ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün (4 Şubat 2026), Çin lideri Şi Cinping’le önemli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İlk Başkanlığı döneminde Çin karşıtı sert söylemleri (örneğin, koronavirüs/COVID-19 pandemisi bağlamında geliştirdiği “Çin virüsü” söylemi) ile Çin’i yavaşlatmak adına yaptığı düşünülen ve küresel ticareti bozan yüksek gümrük tarifeleri uygulamalarıyla tepki çeken Trump, ikinci Başkanlık döneminde de müttefik-hasım ayırmadan yüksek tarifeler ve şantajcı uygulamalarıyla dünyada tepki odağı haline gelmeyi başardı. Buna karşın, büyük güç siyaseti ve güçlü liderlerle kişisel bağlantılara dayalı etkileşimci diplomasiyi (transaksiyonalizm) iyi bilen Trump, Rus lider Vladimir Putin, Türk lider Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Victor Orban ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni gibi etkili bazı liderlerle iyi ilişkiler kurmayı başardı. Trump, Çin’le ilişkiler konusunda da genelde hasmane ve popülist politik mesajlar verse de, Çin lideri Şi Cinping’le karşılıklı saygıya dayalı diyaloğuna da büyük özen gösterdi. Kasım ayındaki son telefon görüşmesinden sonra bir ilk olan dünkü konuşma da, bunun yeni bir ispatı oldu.[2]

BBC’ye göre, görüşmede Şi Cinping, ülkesi açısından ABD ile ilişkilerde en önemli meselenin Tayvan Sorunu olduğunu belirtirken, Washington’ın bu ülkeye yönelik silah satış ve sevkiyatlarında dikkatli olması gerektiğini vurguladı.[3] Cinping, Washington’la ilişkilere büyük önem verdiklerini de belirtirken, Trump da “uzun ve “kapsamlı” olarak değerlendirdiği görüşmenin “mükemmel” geçtiğini açıkladı.[4] Trump, Nisan ayı için planlanan Çin ziyaretini iple çektiğini de Çinli muhatabına ilettiğini söyledi.[5] Çin resmi haber ajansı Xinhua tarafından da haberleştirilen görüşmeye dair, Trump, ayrıca, Çin lideri ile çok yakın ve dostane kişisel ilişkilerinin olduğunu vurguladı.[6]

Görüşmede; karşılıklı ticaret, gümrük tarifeleri, Rusya-Ukrayna Savaşı, İran’a ilişkin gelişmeler ve Nisan ayında Çin’e yapmayı planladığı ziyaret de dahil birçok farklı başlığın ele alındığını aktaran Başkan Trump, tüm konularda yapıcı bir görüş alışverişi gerçekleştiğini kaydetti. Trump, ek olarak, Çin’in bu yıl ABD’den 20 milyon ton soya fasulyesi alacağını, gelecek yıl ise bu miktarın 25 milyon tona çıkarılacağını ifade etti.[7] ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin olumlu şekilde sürdürülmesinin önemine işaret eden Trump, “Başkanlığımın kalan 3 yılında Devlet Başkanı Şi ve Çin Halk Cumhuriyeti ile ilgili çok olumlu neticeler elde edeceğimize inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.[8]

Bu görüşme öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüşen ve bu görüşmede Trump’ın yeni iktidar döneminde geliştirdiği yeni egemenlik talepleri ve dış müdahale tehditleriyle jeopolitik dengeleri sarstığı bir dönemde Rusya’ya sorumlu büyük güçler olarak birlikte hareket etme çağrısında bulunan[9] Şi ise, görüşme sonrasında kendisi adına Çin hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamayla, iki liderin önümüzdeki yıl ülkelerinin ev sahipliği yapacağı ve bir araya gelmeleri için fırsatlar sunabilecek önemli zirveleri ele aldıklarını belirtirken, bu açıklamada Trump’ın Nisan ayında yapması beklenen ziyarete değinilmemesi dikkat çekti.[10]

Görüşmeye dair bir değerlendirme yapmak gerekirse; Şi Cinping’in görüşmedeki açık Tayvan vurgusunun önemli olduğu ve Çin’in bu konuda ani bir hamle planlamadıysa bile, bu ülkenin uluslararası hukuk (bağlayıcı nitelikteki BM Güvenlik Konseyi kararları) ve ABD’nin de onay verdiği “tek Çin politikası” (One China Policy) doğrultusunda gelecekte Çin’e katılması yolunda ABD’nin provokasyonlardan uzak durması gerektiğine dair nazik bir uyarıda bulunduğu düşünülebilir. Tayvan’a silah satışlarına devam eden ve geçtiğimiz yıl rekor düzeye ulaşan[11] ABD ise, bu konuda Çin’in bir oldu-bitti yapmasına engel olmak ve Tayvan’ı kendisini koruyabilecek düzeye getirmek amacındadır.

Bu bağlamda, bizce en doğru formül, Tayvan’ın Çin’e zaman içerisinde ekonomik entegrasyon ve Hong Kong modeli (tek devlet, iki sistem) doğrultusunda aşamalı olarak katılmasıdır. Bu süreç Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2049’a kadar gerçekleştirilecek ve kansız/çatışmasız olacaktır. ABD, uluslararası hukuk doğrultusunda, buna engel olmamalı ve Tayvan’ı güçlendirmenin ötesinde kışkırtma politikalarına yönelmemelidir. Bu konuda çekinceleri olan bir diğer etkili devlet Japonya’ya da uluslararası hukuk kuralları hatırlatılmalı ve uluslararası sistemin çökmemesi adına sorumlu davranılmasının gerekliliği vurgulanmalıdır. Büyük güç rekabetinin dönüşüyle birlikte ABD, “Monroe Doktrini’ne Trump Eki” yaklaşımıyla nasıl Batı yarımkürede hâkimiyetini ilan ediyorsa, Çin de tarihsel olarak da kendisinin bir parçası olan Tayvan üzerinde egemenlik sahibi olmayı fazlasıyla hak etmektedir. Ancak bunun zorlamaya dayanmaması ve Pekin’in zaman içerisinde ekonomik ve kültürel unsurlara dayalı yumuşak gücüyle Tayvan halkı ve siyasal elitinin desteğiyle bunu sağlaması şarttır. ABD ise, sorumlu bir büyük güç olarak, bu süreçte provokatör değil, sorumlu davranmalı ve Tayvan’ı askeri olarak güçlendirmenin ötesine geçmemelidir. Çin yönetimi de, Rusya’nın Ukrayna’da yaşadığı zorluklardan dersler çıkararak, bu konuyu asla askeri şekilde halletmeye yönelmemeli ve dünyadaki barışçıl yükselen güç imajını korumalıdır.

Sonsöz, uluslararası sistem ve Birleşmiş Milletler (BM) düzenini korumak ve geliştirmek tüm devletlerin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk tek bir devletin üzerine yıkılamayacağı gibi, güç dengelerine uygun olmayan statik düzenin devamı da akılcı değildir. Bu nedenle, BM reformu tartışmaları konusunda siyasetçi, diplomat ve uzmanların daha yoğun çalışmalar yapmaları bizce şarttır.

Kapak fotoğrafı: BBC

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

 

DİPNOTLAR

[1] Bakınız; https://ozanormeci.com.tr/21-yuzyilda-abd-cin-rekabeti-2.html.

[2] https://www.bloomberght.com/trump-si-ile-telefonda-gorustu-3768257.

[3] https://www.bbc.com/news/articles/c62wpjd3j1zo.

[4] A.g.e.

[5] A.g.e.

[6] https://www.bloomberght.com/trump-si-telefon-gorusmesi-sonrasi-aciklamalar-3768282?page=2.

[7] A.g.e.

[8] A.g.e.

[9] https://www.haberturk.com/cin-devlet-baskani-xi-den-rusya-ya-sorumlu-buyuk-ulkeler-olarak-birlikte-hareket-etme-cagrisi-3859143.

[10] https://tr.euronews.com/2026/02/05/trump-xi-ile-telefonda-gorustu-abd-cini-irandan-kopmaya-zorluyor.

[11] https://www.defenceturk.net/abdden-tayvana-11-milyar-dolarlik-rekor-silah-paketi.