22 Mart 2026 Pazar

The Economist'in Küresel Yaşanabilirlik Endeksi 2025 Yılı Verileri

 

Giriş

Küresel Yaşanabilirlik Endeksi (Global Liveability Index), dünyaca ünlü The Economist dergisinin İstihbarat Ünitesi (Intelligence Unit) tarafından her yıl yayınlanan ve istikrar, sağlık hizmetleri, kültür ve çevre, eğitim ve altyapı değerlendirmelerine dayanarak dünyadaki 173 önemli küresel şehri yaşam kalitesi açısından sıralayan bir ölçeklendirme girişimidir. Ölçeklendirme, özellikle her yıl yayınlandığı dönemde çeşitli haber ve yorumlara da konu olabilmektedir. Bu yazıda, Küresel Yaşanabilir Endeksi 2025 yılı verileri özetlenecektir.

Ölçeklendirmenin Metodolojisi

The Economist dergisinin hazırladığı Küresel Yaşanabilirlik Endeksi, dünyadan seçilen 173 küresel şehrin genel yaşanabilirliğini belirlemek için 5 kategoriye ayrılmış toplamda 30'dan fazla faktöre göre sıralama yapmaktadır. İncelemeye alınan faktörler ise şunlardır:

İstikrar: Suç, terör, askeri çatışma, iç karışıklık/çatışmanın yaygınlığı.

Sağlık hizmetleri: Özel ve kamu sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesi, genel sağlık göstergeleri.

Kültür ve çevre: Nem/sıcaklık derecesi, kültürel ve sportif olanaklar, sosyal veya dini kısıtlamalar.

Eğitim: Özel eğitimin erişilebilirliği ve kalitesi, kamu eğitim göstergeleri.

Altyapı: Yol ağının kalitesi, toplu taşıma, uluslararası bağlantılar, iyi konutların mevcudiyeti.

2025 Yılı Verilerinde Öne Çıkan Hususlar

2025 yılı verilerine göre, Danimarka'nın başkenti Kopenhag, Avusturya başkenti Viyana'nın 3 yıllık liderliğine son vererek The Economist'in 2025 Küresel Yaşanabilirlik Endeksi'nde birinci sıraya yerleşmeyi başarmıştır. Kopenhag, istikrar, eğitim ve altyapı kategorilerinde 100 üzerinden mükemmel puanlar alarak dünyanın yaşanabilir en rahat şehri olmuştur.

Bilindiği üzere, endeks, istikrar, sağlık hizmetleri, kültür ve çevre, eğitim ve altyapı olmak üzere 30 gösterge üzerinden dünya genelinde 173 şehri değerlendirmektedir. Bu yılın ortalama puan, geçen yıla göre değişmeyerek 100 üzerinden 76,1 olmuştur. Ancak bu yılki sonuçlar, yoğunlaşan jeopolitik çatışmalar ve sivil huzursuzluk nedeniyle küresel istikrarda devam eden bir düşüşü yansıtmaktadır.

Raporun geneline bakıldığında; Batı Avrupa ve gelişmiş Asya şehirleri sıralamaların zirvesinde yer almaya devam etmektedir. Nitekim birinci Kopenhag ve ikinci Viyana'yı üçüncü sırada İsviçre'nin Zürih şehri izlerken, Avustralya'dan Melbourne şehri dördüncü sırada yer almaktadır. Sidney (6.) ve Adelaide (9.) de gibi başka Avustralya şehirleri de ilk 10 arasına girmeyi başarmıştır. Yeni Zelanda'nın Auckland şehri 8. sırada yer alarak dikkat çekerken, İsviçre'nin Cenevre (5.), Japonya'nın Osaka (7.) ve Kanada'nın Vancouver (10.) şehirleri ilk 10'un diğer üyeleri olmuştur.

2025 yılının en yaşanabilir 10 küresel şehri

Dünya haritasında en yaşanabilir 10 küresel şehir

2025 yılında bu ölçeklendirmede en büyük gelişmeyi gösteren şehir, sağlık ve eğitim puanlarında keskin bir artış kaydederek 13 sıra birden yükselen Suudi Arabistan'ın El Huber (El Khobar) şehri olmuştur. Kanada'dan Calgary şehri ise sıralamada en büyük düşüşü yaşayarak 5. sıradan 18. sıraya gerilemiştir. Birleşik Krallık'ın üç önemli şehri Manchester, Londra ve Edinburgh (İskoçya) da istikrar puanlarındaki düşüşle birlikte en büyük gerilemeyi gösteren şehirler arasında yer almışlardır. Suriye'nin başkenti Şam ise, uzun süren iç savaş ve halen devam eden yeniden oluşum süreci nedeniyle, ankete dahil edilen 173 şehir arasında yaşanabilirliği en düşük şehir olmaya devam etmektedir. Nitekim Şam, bir diğer iç savaş mağduru olan Trablus'un (Libya) bir sıra üzerinde yer almaktadır. 

Sonuç

Sonuç olarak, The Economist dergisinin hazırladığı Küresel Yaşanabilirlik Endeksi'nin 2025 yılı verileri, bildiğimiz bir gerçeği bir kez daha teyit etmekte ve Türkiye'nin ve Batı-dışı toplumların halklarını insani koşullarda yaşatmak bağlamında başarısız olduklarını göstermektedir. Bu bağlamda, Batı üstünlüğünün genel toplamda zayıflasa bile, insan yaşam kalitesi ve kişi başına düşen gelir gibi konularda daha uzun on yıllar boyunca süreceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Türkiye'nin Batı ile bu kadar entegre bir devlet olarak başarısız durumda olması ise, hem kaynaklarının kullanımı, hem de belediyecilik anlamında çok başarısız bir yönelime işaret etmektedir. Suudi Arabistan'ın son yıllarda gösterdiği atılım ise, insan yaşatma konusunda ekonomik ilerlemenin önemine dikkat çekmektedir. 

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

Hiç yorum yok: