Giriş
Son dönemde yayınlarımızda sıklıkla yer verdiğimiz siber güvenlik olgusunun önemli bir boyutunu da siber yönetişim oluşturmaktadır. Siber yönetişim veya siber güvenlik yönetişimi, bir kuruluşun veya devletin bilgi sistemlerini ve verilerini korumak amacıyla stratejik kuralları, sorumlulukları, süreçleri ve denetim mekanizmalarını belirleyen üst düzey bir yönetim çerçevesidir.[1] İnternet teknolojisinin yaygınlaşması ve tüm devletleri ile vatandaşları da kapsayan yaygın kullanım ve erişime ulaştığı 2000’li yıllarla birlikte gündeme gelen ve önem kazanan siber yönetişim, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında önemli bir konumda bulunan ülkemiz Türkiye’de de ciddiyetle ele alınmaya başlanmıştır. Bu bağlamda, Havelsan’ın katkılarıyla ve Bilgi Güvenliği Derneği’nin çabalarıyla Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu ve Mustafa Şenol editörlüğünde hazırlanan Siber Güvenlik ve Savunma: Problemler ve Çözümler adlı eser, bu konudaki öncü çalışmalardan birisi olan dikkat çekmektedir.
Siber Güvenlik ve Savunma: Problemler ve Çözümler
Siber Yönetişim: Kavramsallaştırma
Siber alanın devletler ve bireyler tarafından yaygın şekilde kullanılmaya başlandığı 2000’li yıllarda, devletler, şirketler ve bireyler gibi, terör örgütleri, kriminal gruplar ve organize yapılar da interneti kendi habis amaçları doğrultusunda kullanmak amacıyla harekete geçmişlerdir. Bu bağlamda, önceki makalelerimizde de yer verdiğimiz siber suç, siber tehdit, siber casusluk, siber sabotaj ve siber savaş gibi birçok farklı tehditle yüzleşen[2] devletler, kurumlar ve bireylerin haklarını korumak için, bireylerin, kurumların, ve devletlerin hak ve egemenliklerini yasal temelde ve belirli kurallara göre koruyabilecek yeni hukuksal mekanizmalar ve uygulamalar bir zaruriyet haline gelmiştir. İşte bu süreç, siber yönetişim dediğimiz olguya yol almış; devletlerin sınırlarını korumak kadar önemli bir sorunsal da internette karşılaşılan tehdit ve tehlikelerle yüzleşme haline gelmiştir.
Siber yönetişim, en iyi şekilde birbirine kenetlenen uluslararası anlaşmalar, stratejiler, yasalar, önlemler, düzenlemeler ve standarlar düzeneği şeklinde anlaşılabilir.[3] Bu parçalar, birlikte veri koruma, kritik altyapı, şifreleme, internet içeriğini geliştirme ve koruma yanında bilgi teknolojileri endüstrisinin çıkarlarını destekleme kurallarını da kapsamak durumundadır. Günümüzde, siber alan sadece kişisel ve sosyal değil, siyasal, askeri ve ekonomik ilişkilere de nüfuz etmektedir. Bu nedenle, siber yönetişim, devlet yönetiminin ayrılmaz bir fonksiyonu hâline gelmiş ve önemi giderek daha da artmaktadır. Bunun sebebi, cep telefonlarının akıllı telefon teknolojsiyle bütünleşmesi neticesinde artık ticari faaliyetlerin, siyasetin ve hatta diplomasinin bile en önemli unsurlarından biri haline gelmesidir. Yalnızca ABD Başkanı Donald Trump’ın Truth Social ve X (Twitter) gibi sosyal medya platformlarını iç siyaset ve diplomasideki kullanımı bile bu konudaki devekuşu politikalarının başarısızlıkla sonuçlanacağına dair somut bir örnektir. Türkiye'de de, T.C. İletişim Başkanlığı, bu konuda doğru haberler yaymayı amaçlayan önemli bir kurumdur.
Bu bağlamda, giderek önemi artan siber yönetişim konusunda şu soruyla karşılaşılmaktadır: “Siber alanı kim yönetmeli ve nasıl yönetmelidir?”... Bu soruya en doğru cevabı verebilmek için, öncelikle konunun teknik ve hukuki boyutlarının iyi bilinmesi gerekmektedir.
Siber Alanda “Yönetişim” Eksikliği
Günümüzde siber alanla ilgili en ciddi sorunu bilişim hukukunun gelişimi konusundaki yetersizlikler oluşturmaktadır. Kişisel verilerin izinsiz toplanmasından tutun farklı siber suç türlerine, ticari faaliyetleri olumsuz etkileyen sanal karalama kampanyalarından tutun devletlerin seçim süreçlerini etkilemeye yönelik siber casusluk girişimlerine kadar aslında her alanda gelişmiş ve toplumlar tarafından içselleştirilecek bir bilişim hukuku düzenine ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak bu konuda dünyada da, Türkiye’de de durum pek umut verici değildir. Nitekim bu makalenin derlendiği ve Havelsan’ın katkılarıyla ve Bilgi Güvenliği Derneği’nin çabalarıyla Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu ve Mustafa Şenol editörlüğünde hazırlanan Siber Güvenlik ve Savunma: Problemler ve Çözümler adlı eser 2019’da yayımlandığında, siber yönetişim alanında referans yapılabilecek herhangi bir Türkçe eser (makale veya kitap) dahi bulunamamıştır.
Bu bağlamda, siber yönetişim; bilişim hukuku temelinde ve kamu yönetimi, siyaset bilimi, uluslararası hukuk, yönetim bilişim sistemleri ve güvenlik çalışmaları bileşkesinde geliştirilmesi gereken çok kritik bir alan haline gelmektedir. Devletler, ancak siber yönetişim alanını net bir şekilde tanımlayarak ve bu alanda gerekli mevzuatı oluşturarak iç ve dış tehditlerle nasıl etkili bir şekilde mücadele edebileceklerini anlayacaklardır. Keza bireyler de, ancak bu şekilde kötü niyetli grup ve kişiler karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiğini daha iyi bileceklerdir.
Siber Teröre Karşı Siber Güvenlik Yönetişimi
Bu bağlamda çok önemli bir diğer husus ise siber terör veya siber terörizme karşı mücadele konusunda siber güvenlik yönetişimin efektif hale getirilmesidir. Günümüzde bilgisayar ve internet teknolojisine her yerden ve herkes tarafından erişilmesinin bazı avantajları olsa da, kötü niyetli kişi ve gruplar nedeniyle, bunun bazı riskleri de oluşmaktadır. Nitekim terör örgütleri, hasım grup veya devletleri internet üzerinden kolaylıkla hedef alabilmekte; yalan bilgiler ve dezenformasyon yoluyla siyasete müdahalede edebilmekte ve insanları haksız yere zan altında bırakabilmektedir. Dahası, siber terörün sabotajla ilgili boyutu nedeniyle kamu hizmetlerinde veya piyasa faaliyetlerinde de ciddi zorluklar ve kısıtlamalar yaşanabilmektedir.
Bu alanda kuşkusuz bazı uluslararası girişimler de bulunmaktadır. Örneğin, Birleşmiş Milletler Tüzüğü’nde yer alan Silahlı Çatışma Yasaları (LOAC), güvenlik ve casusluk sorunlarını yönetmek için genel bir çerçeve sunmaktadır. Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi de, bu alanda atılmış çok önemli bir adımdır. Keza NATO’nun Tallinn Rehberi de (Tallinn Manual)[4] bir siber operasyonun güç kullanımı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine dair ciddi bir dayanak sağlamaktadır. Bu rehbere göre, 1-) şiddet (ölen olup olmadığı veya kaç kişinin öldüğü), 2-) anilik (saldırının ne kadar yakında hissedilmeye başlandığı), 3-) doğrudanlık (yapılan eylemle sonuçlar arasında illiyet olup olmadığı), 4-) kuşatıcılık (eylemin odak noktasının hedef ülke olup olmadığı), 5-) ölçülebilirlik (eylemin etkilerinin sayısallaştırılmasıyla ortaya çıkan etki düzeyi), 6-) askeri nitelik (askeri birimlerin dahil olup olmadığı), 7-) devletin müdahil olması (devletlerin dahli olup olmadığı) ve 8-) varsayımsal yasallık (eylemin kategorik olarak güç kullanımı olarak karakterize edilip edilemeyeceği) gibi kriterler temelinde bir siber saldırının siber terör eylemi olup olmadığına hükmedilebilir.
Artık siber alan da ulusal güvenliğin bir parçası haline geldiği ve devletlerin sorumluluk sahibi olduğu bir konuya dönüştüğü için, devletlerin bu konuda ulusal mekanizmalar düzenlemesi de şarttır. Devletler, Tallinn Rehberi’ni örnek alarak, bu alanda kendilerine, kamu görevlilerine, şirketlere ve vatandaşlarına yönelik eylemleri bu kriterler temelinde değerlendirebilecekleri makul, ölçülü ve genel kabul görecek bir yasal mevzuat oluşturmalıdır. Ayrıca siber suçlarla mücadele için, caydırıcı olabilecek cezalar da öngörülebilir ve yasalaştırılabilir. Ek olarak, siber güvenlik yönetişimini sağlayacak ilgili tüm aracı kurumları hazır hale getirecek ve koordinasyonu sağlayacak bir üst kuruma da ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye’de bu kurum T.C. Siber Güvenlik Başkanlığı olup, 2025 yılı başında faaliyetlerine başlamıştır.[5] Avrupa Birliği’nde bu sorumluluk ENISA’da, ABD’de ise CISA adlı kuruluşun sorumluluğundadır.
T.C. Siber Güvenlik Başkanlığı
Türkiye’nin Siber Yönetişim Alanındaki İlk Çabaları: Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı
Siber saldırılardan çok etkilenen bir ülke olan Türkiye’nin ilk Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve 2013-2014 Eylem Planı, 20 Haziran 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu ilk adım; kamu verilerinin korunması, kritik altyapı güvenliği ve USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) gibi temel siber güvenlik yapı taşlarının kurulmasını sağlamıştır.[6] Daha sonra edinilen tecrübeler temelinde, 2016-2019 dönemi için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılan güncellemelerle şekillenen 2016-2019 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı ilan edilmiştir.[7] Bunu müteakiben, 2020 yılında 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı kabul edilmiştir.
Daha güncel olarak ise, Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028), insan, savunma, caydırıcılık ve iş birliği temalarıyla siber güvenliği güçlendirmek amacıyla Resmi Gazete’de yayımlanmış ve Eylül 2024’te yürürlüğe girmiştir.[8] Eylem Planı’nda temel amaç ve hedefler şöyle sıralanmıştır:[9]
- 7/24 Mücadele: Artan siber tehditlere karşı kesintisiz koruma sağlamak.
- Risk Azaltma: Kritik altyapıların siber risklerini en aza indirmek.
- Yerli Ekosistem: Yerli ve milli siber güvenlik ürünleri ile insan kaynağını geliştirmek.
Eylem Planı’nda Türkiye’nin güç projeksiyonu kapsamında işlenen temalar ise şöyle kategorize edilebilir:
- İnsan: Nitelikli siber güvenlik uzmanı sayısını arttırmak ve toplumsal farkındalık yaratmak.
- Savunma: Kritik altyapıların güvenliğini proaktif olarak sağlamak ve zaafiyetleri gidermek.
- Caydırıcılık: Siber saldırılara karşı operasyonel ve hukuki tepki kapasitesini güçlendirmek.
- İş Birliği: Kamu, özel sektör, akademi ve uluslararası paydaşlar arasındaki koordinasyonu arttırmak.
Bu bağlamda, Türkiye, büyük ve gelişmiş devletlere kıyasla biraz daha geç olmakla birlikte, bu konuya ehemmiyet vermeye başlamış ve devlet düzeyinde bu konuyla ilgilenen özel bir birim oluşturmuştur. Bu konudaki mevzuat da gelişmeye devam etmektedir. Ancak elbette, bu alanda uzmanlaşacak kalifiye akademisyen ve personel için daha yoğun eğitim ve sertifika programlarına ihtiyaç vardır. Dahası, Türkiye'nin "Siber Vatan" doktrini doğrultusunda partiler üstü bir uzlaşı temelinde devletini, kurumlarını, özel sektörünü ve vatandaşlarını koruması şarttır.
Sonuç
Sonuç olarak, 21. yüzyılın en önemli yenilikleri ve konuları arasında yer alan yapay zekâ yönetişimi ve siber yönetişim konularında devletlerin, kurumların ve bireylerin daha ciddi araştırmalar yapmaları şarttır. Bu konuda halen emekleme aşamasında olan devletler, olası bir savaş/çatışma durumunda vatandaşlarının ciddi risk altında kalmalarına neden olabilirler. Bu bağlamda, uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatla, tüm kuruluşlar ve bireyler için daha güvenli bir internet düzeninin oluşturulması şarttır.
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ
KAYNAKÇA
- Bayraktar, Gökhan (2015), Siber Savaş ve Ulusal Güvenlik Stratejisi, İstanbul: Yeniyüzyıl Yayınları.
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, “Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://www.btk.gov.tr/siber-guvenlik-stratejisi-ve-eylem-plani.
- CCDCOE, “The Tallinn Manual”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://ccdcoe.org/research/tallinn-manual/.
- Gomez, Anne (2025), “Siber Güvenlik Yönetişimi Nedir ve Neden Önemlidir?”, OLLU, 06.01.2025, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://www-ollusa-edu.translate.goog/blog/what-is-cybersecurity-governance.html?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=sge.
- Sağıroğlu, Şeref & Şenol, Mustafa (2019), Siber Güvenlik ve Savunma: Problemler ve Çözümler, BGD Siber Güvenlik ve Savunma Kitap Serisi 2, Ankara: Grafiker Yayınları.
- C. Siber Güvenlik Başkanlığı, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://siberguvenlik.gov.tr/.
- C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (2024), “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) Yayımlandı”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://hgm.uab.gov.tr/duyurular/ulusal-siber-guvenlik-stratejisi-ve-eylem-plani-2024-2028-yayimlandi.
- Zümbül (2024), “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) Yayınlanmıştır”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://www.zumbul.av.tr/tr/duyurular/siber-guvenlik-projesi.
DİPNOTLAR
[1] Anne Gomez (2025), “Siber Güvenlik Yönetişimi Nedir ve Neden Önemlidir?”, OLLU, 06.01.2025, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://www-ollusa-edu.translate.goog/blog/what-is-cybersecurity-governance.html?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=sge.
[2] Detaylar için bakınız; Gökhan Bayraktar (2015), Siber Savaş ve Ulusal Güvenlik Stratejisi, İstanbul: Yeniyüzyıl Yayınları.
[3] Şeref Sağıroğlu & Mustafa Şenol (2019), Siber Güvenlik ve Savunma: Problemler ve Çözümler, BGD Siber Güvenlik ve Savunma Kitap Serisi 2, Ankara: Grafiker Yayınları, ss. 329-330.
[4] CCDCOE, “The Tallinn Manual”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://ccdcoe.org/research/tallinn-manual/.
[5] Bakınız; T.C. Siber Güvenlik Başkanlığı, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://siberguvenlik.gov.tr/.
[6] Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, “Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://www.btk.gov.tr/siber-guvenlik-stratejisi-ve-eylem-plani.
[7] Şeref Sağıroğlu & Mustafa Şenol (2019), Siber Güvenlik ve Savunma: Problemler ve Çözümler, s. 341.
[8] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (2024), “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) Yayımlandı”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://hgm.uab.gov.tr/duyurular/ulusal-siber-guvenlik-stratejisi-ve-eylem-plani-2024-2028-yayimlandi.
[9] Zümbül (2024), “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) Yayınlanmıştır”, Erişim Tarihi: 24.08.2026, Erişim Adresi: https://www.zumbul.av.tr/tr/duyurular/siber-guvenlik-projesi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder